Mert Tuzcu

Mert Tuzcu
Fantastik/Bilimkurgu edebiyat tutkunu, mekanikleri eğlenceli, oynanışı ve hikayesi kuvvetli oyun bağımlısı, kaliteli tüm dizi/film türlerini izleyen, yapmak istedikleri için değil yapmak zorunda oldukları için vakti olan biri.
İlahi Kentler Serisi
Puan vermedi·496 syf.··
2023 11. kitabı
Büyü, Casusluk ve Zorbalık... İkisi Seride Biri İncelemede: İlahi Kentler Serisi Kara Kule, Dune, Cosmere, Üç Cisim Problemi, İlk İmparatorluğun Efsaneleri ve Kızıl İsyan gibi türlerinin en iyilerinden olan ve çok sevilen serileri ağırlayan "İnceleme(?)" adındaki masamızda bugün, ismi geçen serilere nazaran daha mütevazi bir seri olan İlahi Kentler serisini konuk ediyoruz. Ve hiç vakit kaybetmeden fantastik kurgu türünde bir seri olan konuğumuza rahatlaması için çeşitli içecekler ikram edip konuğumuzu benzer tür kitapların kendi aralarında konuşmaya daha meyilli olmasından dolayı* yan yana oturan Dune, Üç Cisim Problemi ve Kızıl İsyan serilerinin karşısına; Cosmere, Kara Kule ve İlk İmparatorluğun Efsaneleri serilerinin ise yanına yerleştiriyor ve diğer misafirlerimize İlahi Kentler serisine başlayabilmeleri için gereken basit bilgileri vererek onları tanıştırmaya başlıyoruz**(*) *Bu türcü bir tutumdur, evet. Fakat her ne kadar bizi başkalaştıran yapılarıyla kişilik sahibi olsalar da kitaplar insan değillerdir ve bu nedenle türlerine, yazarlarına, yayınevlerine veya kapak renklerine göre kategorize edilebilirler. Ama insanlar EDİLEMEZLER. **BKSBİGBB'ye nasıl bağlandık ama? İyi ama BKSBİGBB de ne mi diyorsunuz? Yenisiniz galiba... Bakıyım... YENİSİNİZ! Yaşasın yeni gelenler var! Hoş geldiniz! Umarım bir arkadaşa bakıp çıkacaktım demez ve buralarda kalmaya devam edersiniz. Kim bilir belki de BKSBİGBB'nin gizemini keşfederken Matematiğin, Kuantumun, yani "Hayatın" sırlarına da vakıf olursunuz. Sonuçta tüm büyük buluşlar en acayip yerlerden çıkma değil midir? (*)Tekil kitaplarımız nerede mi oturuyor? Onlar özgürlüklerine düşkün ve biraz da başlarına buyruk olduklarından otoriteyi reddediyor ve masamızda gösterilen yerlerine oturmak yerine sağda solda dolanıyorlar. Bu
Mucizeler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201952 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·300 syf.··
2026 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 13:45
İskandinavya… Hiç İskandinavya’da bulunma fırsatını buldunuz mu? Hiçbir canlının bulunmadığı, insanın doğa karşısında aciz kaldığı o fiyortlarda dolaştınız mı? Sadece buz çatırtılarının olduğu sessiz ve buz gibi bir gecede buzun ve karın altında şimşekler ile gök gürültülerinin dansına davetsiz misafir oldunuz mu? Eğer cevaplarınız evet ise o halde; zihninizde yankılanan "HAYIR! Olamaz, OLAMAZ!* çığlıklarına rağmen** Thor’a, Buz Devlerine, Freya’ya, Odin’e, özetle tüm İskandinav mitolojisine inanmayı, bir anlık dahi bile olsa, aklınızdan geçirmişsiniz demektir. Çünkü o mistik anlarda aklınıza gelen en mantıklı şey Thor’un Buz Devleri ile olan dövüşü olmuştur ve o an tek düşünebildiğiniz Thor’u kızdırmamak için her şeyin yapılması gerektiğidir. *Kenan Komutana saygılar. Sensiz İstanbul kim bilir ne halde olurdu. **Burada bilim kast edilmiştir. Yoksa bugünün insanlarının daha akıllı olduğu varsayımı, yalnızca bir varsayımdır. Hatta çoğunluğa göre bugünün insanı daha aptaldır. Yalnız buradaki ikilem; bu varsayımda bulunan çoğunluğun bu varsayıma göre aptal olacağıdır ki bu durumda varsayımın kendisi de aptalca olacaktır. O halde sonuç: insanlar insandır. İşte insan zihni dostlarım; huşu anında ne kadar bilgili, ne kadar zeki, ne kadar entelektüel olduğunun önemi kalmaz, en temel dürtülerine geri döner. Çok daha büyük güçlerin oyun tahtasındaki ufacık bir toz olduğunu fark eder veyahut öyle hisseder. Ama aynı zamanda bu önemsizliği de kabullenemez. Kabullenebilmesi için anlamlandırmalıdır. Böylece yine o korktuğu doğaya döner ve oradan mitoloji doğar. Sizin de bildiğiniz gibi bu mitolojilerin en önemlilerden biri buzun, soğuğun, savaşın, kanın ve bilgeliğin mitolojisi olan İskandinav mitolojisidir. Coğrafyası gibi serttir, acımasızdır. Zayıflığa ve zayıflara yer
GestumblindiArda Keskinkılıç · Fihrist Kitap · 202216 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 08:30
Elimize aldığımız her kitap; eski fikirler arasında yeni bağlantılar kurduran, eski bağlantıları yenileyen veya yepyeni fikirler eken bir gelişim potansiyelidir aslında. Ama aynı zamanda yazarın zihninin ufacık bir kısmına göz attığımız bir davettir de. Yazar kelimeleri üzerinden zihninin kapılarını açar ve okur ile yazar arasında bilinçaltı düzeyinde, veya insanların şu dönemde kullanmayı en sevdiği şekilde kuantum seviyesinde, fikir alışverişi gerçekleşir. Elbetteki bu alışveriş tek taraflıdır.* Ve bu, okur ile yazar^^ arasındaki en temel ve kadim anlaşmadır. Fakat bazı yazarların zihni o kadar fazla düşünceye, o kadar fazla derinliğe ve o kadar fazla yoğunluğa sahiptir ki, okur yaptığı anlaşmayı tekrar tekrar düşünürken bulur kendini. Çünkü zihninin küçücük bir kısmına şahit olduğu yazardan gelen Kozmik Düşünce Gücü^^^ güzelliği ve çekiciliği ile tıpkı bir kara delik gibi kendine çeker okuru. Böylece okur daha ne olduğunu anlayamadan yazarın tüm kitaplarını almış ve yazarın düşüncelerine iyice dalmış olur. İşte Philip K. Dick o yazarlardan biridir. *Veya çift taraflı olduğu daha kanıtlanamamıştır. Ama yazarların fikirlerinin okurlarına göre şekil aldığı da bilinmektedir. Örneğin yazar okurların çok sevdiği karakteri öldürmekten çekinir veya öldürmüş ise geri getirir. (Diğer bir örnek için Bknz. GRRM) ^^Okur ile yayınevi arasında da böyle anlaşmalar vardır. Örneğin yayınevi ilk kitabını bastığı serileri tamamlamak zorundadır. Fakat yayınevlerinin Para ile çok daha büyük bir anlaşması vardır ve o anlaşma HER ZAMAN tüm anlaşmalardan üstündür. ^^^Evrenden istek (manifest777 / 666 / 898) ile karıştırılmamalıdır. KDG’ler “düşünenlerce” oluşturulur ve istemsizce evrene salınır. Her düşüncenin bir KDG değeri vardır. Düşük KDG değerinde bir düşünceye yeterince fazla
Alfa Ayının KabileleriPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 2025228 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2025 33. kitabı
Fantastik edebiyat tutkunu herkesin mutlaka kulağına çalınmıştır Puslu Kıtalar Atlası. Popüler olup içeriği bilinmeyen şeyler kategorisinde bir eserdir. Bu bakımdan zeka gibidir: Zeka da herkeste bulunur, herkes tarafından taktir edilir ama kimse tarafından kullanılmaz. Yani Puslu Kıtalar Atlası’nı çoğu kişi duymuştur ama çok az kişi okumuştur ve ben de yakın zamana kadar işte o Çoğu Kişi grubuna dahildim. Eh tabii ki artık kitabı okuduğuma göre geçmiş zaman kullanabiliyor ve kendimi ait olduğum yer olarak hissettiğim “Çok Az Kişi” grubuna dahil edebiliyorum.* Bir nevi evime geri dönmüş oluyorum. Ve şu kadarını söyleyeyim; insanın evi gibisi yok. O tartışmalar, kavgalar, stres, gerilim ve baskı… bir dakika bir dakika... bu ev, yanlış ev oldu sanki. Gerçi başka ev var mı ki? Eeeee…. evet, şey, ııı... evet, devam edelim. *Büyük bir güruh olan ve her şey hakkında en doğru fikirlere sahip Elalem grubuna hiç ait olamadım mesela. Elalem hep düzeltmeye çalıştı beni. Ya da her zaman onların ne diyeceklerini tahmin etmeye çalıştırıldım. Çok Az Kişi grubu kadar gibi niş olmasa da en az o grup kadar sevdiğim bir diğer grubum ise; “Beklentilerin Hazzı” adını verdiğimiz ve her çarşamba toplanarak beklentilerimizi değerlendirip beklentilerimize ayar çektiğimiz felsefi bir grup. Grup olarak; beklentilerin kontrol altına alınmasının ve hatta mümkünse hiç beklenti yaratılmamasının eserden maksimum hazzı almamıza ve eseri doğru değerlendirmemize olanak sağlayacağına inanıyoruz. Veya kısaca; yüksek beklentilerin eserlerin yarattığı hazzı azaltacağına inanıyoruz.* *Nasıl bir felsefe grubu bir şeye İNANIR ki? diyenleri duyuyor gibiyim. Eh bu konuyu da perşembe günleri toplandığımız “Felsefe Nedir? Kimin için Yapılır? Kimi Kandırıyoruz?” isimli grubumuzda detaylıca irdeliyoruz. (Grup
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2025 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 11:19
İlk kitap için yukarıda okumuş olduğunuz tüm o eleştiriler vardı ya, unutun onları. Michael J. Sullivan sanki zamanda yolculuk ederek* bu yazıyı okumuş da Kılıçlar Çağı’nı özellikle o eleştirilerden arındırmış gibi karşımıza çıkıyor. Kitapta minik tutarsızlıkların, seriyi biliyormuşuz gibi davranmanın ve tabii ki o durağanlığın esamesi okunmuyor. * Ya da ben zaman yolcusu olabilirim. Öyle ise bu yazıyı Michael J. Sullivan’a ben vermiş olurum. Ama o durumda geçmişe gidip sadece bu yazıyı vermekle kalmam büyük şirketlere yatırım da yaparım. O halde… o halde banka hesabımda… bi sn… hemen geliyorum! Yazar ilk kitaptan kalan sorunların ciddi sonuçlarıyla kitabın açılışını yapıyor ve bu açılışı ana hikayenin ilerlemesindeki yakıt olarak kullanıyor. Ama yakıt olarak elektronik araçlardaki gibi sürekli şarj edilmesi gereken ağır, yavaş, kötü elektriği değil; güzel, enerji dolu, çevre düşmanı fosil yakıtı* kullanıyor. Bu yakıtın yarattığı güçle motorlarımızı tir tir titreterek bizi oturduğumuz yere yapıştırıyor. *Greta bunu okuyup dava açar mı acaba? Ne olur ne olmaz ben yine de YTD yazayım. Fosil yakıtın sağladığı güç patlaması devam ederken yazar, ilk kitaba az biraz eklediği mizahı güçlendirerek keyifli diyaloglar yaratmayı eksik etmiyor ve ara ara yüzümüze minik tebessümler ekliyor. Haliyle kitap, okunması hem oldukça heyecanlı hem de oldukça eğlenceli bir yapıya bürünmüş oluyor. Ayrıca her bölümün başında bulunan, o bölüm hakkında ufak spoiler içeren ve karakterlerden birinin* kitabından alıntı olan paragraflar, ilk kitabın aksine, üzerimizde merak duygusunun oluşmasında büyük rol oynuyorlar. (İlk kitapta bu notlar bölümden bağımsız oldukları veya öyle hissettirdikleri için ilgi çekici olmaktan uzak kalıyorlardı.) Bu kısımları okuduktan sonra bölümün o paragrafa
Kılıçlar ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 2020116 okunma