müteşekkir

Ulu Cami - Mevlit
Süleyman Çelebi’nin, günümüzde dahi bir çok törende hâlâ okunan Mevlid’i yazmasına vesile olan yer Ulu Cami’dir. Bir gün, Ulu Cami’de bir vaiz Bakara süresinin 285. ayetinde geçen “Lâ nüferriku beyne ehadin min rüsulih” “O’nun resullerden hiç birine diğerinden ayırt etmeyiz.” mealindeki ifadeyi yanlış tasvir vererek”Peygamberler arasında fark yoktur. Biz İsa’yı Musa’dan ve Hz Muhammed’i (s.a.s) diğerinden üstün tutmayız.” deyince cemaatten bir peygamber sevdalısı itiraz eder ve “Sen tefsir ilmine vâkıf değilsin, peygamberler arasında fark yok demekten maksat; peygamberlik yönüyle fark yok demektir. Eğer ‘her yönden fark yoktur’ demek olsaydı ‘Tilk’r-rusulü faddalna ba’duhum alâ bâ’d’(23) ‘ O elçilerden bazısını bazısından üstün kıldık.’ ayeti bulunur muydu? Fazilet ve derece yönünden peygamberler arasında fark vardır ve en üstünü Efendimiz (s.a.s)’dır.” diyerek o vâizi susturur. Bu hâdise üzerine Süleyman Çelebi 1409 yılında bitirdiği ve yaklaşık 600 yıldır okuna gelen o güzel Mevlid-i Şerif’i yazar ve Efendimiz (s.a.s) üstün vasıflarını çok tatlı bir dille anlatır.
Sayfa 89
Reklam
Muhteşem Minber
Sert ceviz ağcından hiç çivi ve yapıştırma malzemesi kullanılmadan geometrik parçalar birbirine geçirilerek yapılmıştır. Küçük geçme panoları, geometrik örnekli korkuluk şebekeleri, kitâbe ve tâcının yapımında kündekâri tekniği ( birbirine geçme küçük parçalar) kullanılan bu muhteşem minber için Evliya Çelebi Seyehatnamesi’nde “Çiçek resimleriyle yazılarını, cihan ressamları toplansa yapamazlar, örneği yoktur.” der. Ek Bilgi; Mihrapta Güneş Sistemi 9 gezegen yer almaktadır. Ulu Cami’nin minberi 1399 yılında inşa edilmiştir. Güneş sistemi ve gezegenlerin konumlanması hala gerçeğe uygun olup olmadığı tartışılırken bunun yanında Galileo “Dünya yuvarlaktır” dediği tarihler 1600 ‘lü yıllardır. (!) Ve son gezegen Pluton 1930’da tespit edilmiştir. Bu eserdeki detaylar ilim ile dinin birlikteliğinin öneminide göstermektedir.
Sayfa 76
Kâbe Kapısının Örtüsü Ve Beşinci Makam
Rivayetlere göre bu örtü Yavuz Sultan Selim döneminde (1517) Ulu Cami’ye hediye edilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonunda Hicaz (Mekke-Medine) Osmanlı topraklarına katılınca, Kâbe’nin kapısının örtüsü buraya konulmuştur. Bu Ulu Cami’ye büyük değer verdiğinin bir göstergesidir. Gerçekten de Ulu Cami’ye İslâm mabetleri arasında büyük değer verilmiştir. İsmail Hakkı Busrevî Hazretleri gibi önemli âlim ve mutasavvıflar tarafından Ulu Cami’ye beşinci makam denilmiştir. Dua ve ibadetlerin en çok kabul edildiği beş makam sırasıyla şöyledir: 1-Kâbe (Mekke) 2-Mescit-i Nebevî (Medine) 3-Mescit-i Aksa (Kudüs) 4-Mescit-i Emeviye (Şam) 5-Ulu Cami (Bursa)
Sayfa 70
Kâbe Tablosu
Yeryüzünün ilk mabedi, müminlerin kıblegâhı Kâbe’nin çok eski bir resmine değişik yönlerden bakıldığında Kâbe, bakan kişiye dönük görünmektedir.
Sayfa 68 - Osmanlı dönemine ait bu resim Ulu Cami’de yer almaktadır.
Özet Bilgi
Fâtiha sonunda söylenen “Âmin” sözcüğü “öyle olsun, kabul eyle “ manasına gelir ve bu duanın söylenmesi sünnettir.
Sayfa 45
Reklam