İlk önce kitabın konusu ile başlamak istiyorum anlatmaya. Nisa ve Senem yetimhanede yaşayan ve küçüklükten beri kardeş gibi büyümüş iki genç kız . Bu kızların 17 yaşına geldiğinde bir aile Senemi evlatlık almak için geliyor bu ailenin de kızları kanserden dolayı vefat etmiş ve dış görünüşüde Senem'e benziyormus bu yüzden onu evlat edinmek istiyorlar . Senem de durur mu ben Nisa olmadan gitmem diyor ve ne hikmetse bu ailede bunu kabul ediyor ve ikisininde evlat ediniyorlar . Sonrasında Senem ve Nisa'nin hayatlarının nasıl değiştiğini okuyoruz .
.
#kitaphakkindakiyorumum Kitabın heyecanlı kısımları vardı hatta baya vardı ama yazar bu olayların arasına o kadar çok öpüşme sahnesi sıkıştırmış ki okurken boğuluyorsunuz . Zaten yazarın ilk kitabıymış bu yüzden çok ağır eleştirmek ne derece doğrudur bilmiyorum ama ne Mehtap Fırat öpüşme sahnesi yazmaktan bıkmiş ne Demir ve Nisa öpüşmekten bıkmış ama ben bu sahneleri okumaktan bıktım gerçekten daha kitabın 100. Sayfalarında felandim ve 20,25 kere öpüşme sahnesi olmuştu artık kusucaktim . Aslında beni rahatsız eden düşünce aşkın öpüşmekten ve cinsellikten ibaret olduğu düşüncesi . Yazar arada ki tutkuyu edebi bir şekilde anlatamadığı için öpüşme sahneleriyle bunu aktarmaya çalışmış ki başarılıda olamamış . Yani aslında Demir ve Nisa'nin aşkından ziyade Demir ve Nisa'nin öpüşmesini okuyoruz . Benim şuana kadar okuduğum en kötü kitaptı çok ciddiyim abartısız bir şekilde okuduğum en kötü kitaptı çünkü o kadar çok boğuldum ki yazarın dilinide pek beğenmedim zaten. Aslında ilk kitap baya güzeldi , ikinci kitap birinciye göre kötüydü ama yine güzel bir yanıda vardı , üçüncü kitap berbattı .zaten kitapta iki olay var 1- Senem ve Nisa'nin arkadaşlığınin bozulması 2- Demir ve Nisa'nin öpüşmesi . Okumadıysaniz bence okumayın zaman