Enes

Enes
@Watertriple
Beni yalnız bırakın
Bedenimiz var olduğu ve ruhumuz onun gibi bir kötülükle yoğrulmuş hâlde bulunduğu sürece, hiçbir şekilde arzuladığımız, gerçek adını verdiğimiz şeye bizi tatmin edecek kadar sahip olamayacağız. [66c] Bedenimiz besinlere ihtiyaç duyduğundan, on binlerce can sıkıcı uğraşı doğurur. Ayrıca maruz kalabileceğimiz hastalıklar da gerçeklerin peşinden koşmamıza engel olur. Haklı olarak söylendiği gibi bedenimiz bizi aşklar, tutkular, korkular, her türden hayaller ve saçma gevezeliklerle doldurur ve onun yüzünden bir an olsun en basit bir şeyi bile düşünmemiz mümkün olmaz. Savaşlar, isyanlar ve çatışmalar bedenle onun istekleri yüzünden çıkmıyor mu? Bütün savaşlar maddi kazanımlar sağlama isteği yüzünden çıkar, [66d] maddi kazanımlara da bedenimize köle gibi hizmet edebilmek için ihtiyaç duyarız. İşte bu yüzden felsefeye ayıracak boş zamanımız kalmaz. Fakat işin en kötüsü, bedenimiz herhangi bir şeyi araştırmamız için bize zaman tanıdığında bile, araştırmamız süresince sürekli müdahâle eder, gürültüye ve telaşa neden olur, düzenimizi bozar ve gerçekleri açıkça görmemize engel olur. Bir şeyi hakkıyla öğrenmek istediğimizde bedenimizden kurtulmamız [66e] ve sadece ruhumuzla araştırmamız gerektiğini artık kanıtlamış bulunuyoruz. Göründüğü kadarıyla, arzuladığımız ve âşığı olduğumuzu iddia ettiğimiz sağduyuya, yaşadığımız süre içinde değil, ancak öldükten sonra kavuşabiliriz. Bedenimiz aracılığıyla gerçekleri tanımak mümkün olamayacağına göre ya hiçbir şekilde gerçek bilgiye ulaşmak mümkün değildir ya da ona ancak ölümden sonra ulaşabiliriz, [67a] çünkü ruh sadece o zaman bedenden ayrılma imkânını bulabilir,
Reklam
İşitme ve görme duyuları, acılar ve hazlar onu rahatsız etmediği sürece ruh daha iyi düşünür. Bedeni hiç dikkate almadan ve mümkün olabildiğince onunla iletişime geçmeden, hatta ona hiç temas etmeden tamamen kendi içine çekilerek varlıklar hakkındaki bilgilere ulaşır.

Enes

, bir kitap okudu
8/10
·200 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 22:10
·
2023 13. kitabı
Platon (Eflatun)
8.2/10 · 64,7bin okunma
gelirlerinin zengin hasadını toplamakta o kadar etkin olan papalar, biraz fazla Hıristiyanca, havarice olan bütün işleri piskoposlara bırakırlar; piskoposlar mahalle papazlarına, papazlarda vekillerine; vekiller dilenci frater'lere (kardeş) yüklerler; bunlar da, koyunlara bakma işini, onları kırpmasını pek iyi bilenlere gönderirler.
Ama Mesih , bu bitmez tükenmez övünmeler silsilesini durdurarak şöyle diyecek: "Yahudilerin bu yeni türü de nedir? Ben insanlara bir tek kanun verdim; benim tanıdığım yalnız o kanundur; bu adamların da hiç söz etmedikleri yalnız odur. Ben babamın devletini, cüppelere, dualara, perhizlere, sürekli oruçlara değil, cömertliğin bütün ödevlerini yerine getirenlere vaat ettim; şimdi fikrimi açıkça, benzetmesiz olarak anlatacağım. Ben, gördükleri hayır işlerinin değerini bu kadar iyi bilen, benden daha kutlu görünmek isteyen kimseleri tanımıyorum. Bunlar gitsinler benimkinden başka bir cennet arasınlar; onu, boş geleneklerini benim kanunuma tercih ederek izledikleri kimselerden istesinler."
Reklam