Enes

Enes
@Watertriple
Beni yalnız bırakın
Hangi ulus yasa koymaya elverişlidir öyleyse? Aşağı yukarı soy birliği, bir çıkar birliği ya da bir sözleşmeyle birbirine bağlı olmakla birlikte henüz yasaların gerçek boyunduruğu altına girmemiş olan; kökleşmiş törenleri, kör inançları olmayan; apansızın saldırıya uğramaktan korkmayan; komşularının kavgalarına katılmaksızın tek başına her birine karşı koyabilen ya da birinin yardımıyla öbürünü püskürtebilen; üyeleri birbirini tanıyan, kimseye bir insanın taşıyabileceğinden ağır yük yüklemeyen; başka uluslardan karşılıklı olarak uzak kalabilen[ 15]; zengin ya da yoksul olmayan, kendi yağıyla kavrulan; kısacası, eski bir ulusun dayanıklılığıyla yeni bir ulusun uysallığını birleştiren bir ulus.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İki komşu ulustan biri öbürüne bağlı olmadan yaşayamazsa, birinci için çok ağır, ikinci için de çok tehlikeli bir durum yaratır bu. Böyle bir durumda, her aklı başında ulus, öbürünü bu bağlılıktan bir an önce kurtarmaya çalışır. Meksika İmparatorluğu’nun toprakları içinde sıkışıp kalmış olan Thlascala Cumhuriyeti, Meksikalılardan tuz satın almaktansa, hiç tuz kullanmamaya karar vermiş; hatta bedava bile almamıştı. Çünkü o bilge Thlascalalılar, bu cömertliğin altındaki tuzağı gördüler. Özgür yaşadılar ve bu büyük imparatorluğun içinde kapalı kalan bu küçük devlet, sonunda Meksika’nın başını yedi.

Enes

, bir kitap okudu
7/10
·136 syf.·
7 günde okudu
·
2023 14. kitabı
Jean-Jacques Rousseau
8.1/10 · 17,9bin okunma
İnsanları az da olsa tanısaydı, tamamen iyi ve tamamen kötülerin çok az olduğunu, oysa iki uç arasında bulunanların çoğunlukta olduğunu bilirdi.— Bununla ne demek istiyorsun? diye sordum.— Aynı şey ufak tefek ve iri insanlarda da olur, diye devam etti Sokrates. Dev gibi bir adamla bir cücenin, çok büyük bir köpekle çok küçük bir köpeğin ya da [uç özelliklere sahip] herhangi başka bir şeyin ne kadar nadir olduğunu bir düşünsene! Aşırı hızlı ve yavaş, güzel ve çirkin, ak ve kara ile de böyle değil mi? Her zaman uçların nadir ve az, aradaki durumların ise çok ve sık görüldüğünü bilmez misin?
Hayatlarını karşıt düşünceleri incelemekle geçirenler, [90c] yani sofistler, sonunda bilgeliğin doruklarına ulaştıklarına, hiçbir şeyin ve hiçbir düşüncenin doğru ve güvenilir olmadığını sadece kendilerinin fark ettiğine inanırlar.