Homo sacer ve toplama kampı, Muselmann ve olağanüstü hal -daha yakın zamana ait üçleme (teslis) oikonomia'sı (ekonomisi) ya da övgüler moderniteyi, bir neden ya da bir tarihsel köken gibi bir şeye indirgeyip açıklamak niyetiyle kullandığım hipotezler değildi. Tam aksine, çoğulluklarından da anlaşılmış olabileceği gibi, her seferinde söz konusu olan şey paradigmalardı, bunları kullanırken amacım, aralarındaki yakınlığın tarihçinin gözünden kaçtığı ya da kaçabileceği bir dizi fenomeni anlaşılır kılmaktı.
Bu düzeyde, bilmemiz gereken şey, bilime dışarıdan müdahale edip ağırlığını hissettiren gücün/iktidarın hangisi olduğu değil; gücün hangi etkilerinin bilimsel sözceler arasında dolaştığı; bilimsel sözcelerdeki iktidar rejimlerinin türleri, bu rejimin bazı anlarda nasıl ve neden tümden değiştiğidir.
Eğer bir bilgi öğesi, bir yandan, belli bir çağda, belli bir bilimsel söylem türüne özgü kısıtlamalar ve kurallar bütünüyle uyumlu değilse, öte yandan da, bilimsel olarak ya da daha basit bir deyişle akılcı ya da herkesçe kabul edilmiş bir öğe olarak onaylanmış olana özgü tipik zorlama etkileriyle donanmış değilse, bir bilgi öğesi olarak sunulamaz
(Foucault 1994, III, 54-55).