altı üstü

altı üstü
@WhatThePunk
"Hepimiz ölecek yaştayız" Deniyorum, arıyorum ve bazen çuvallıyor,saçmalıyorum. Kibir, acziyet ve var olma kaygısı içinde insan olmaya, insan kalmaya çalışıyorum.
5 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Sevmek üzerine irdeleme
"Ben seni seviyorsam bundan sana ne?" Belki de samimi olan, kendi anlamından sebep yalnız "ben"dedir. İki kişi belki de asla samimi olamaz, hayat belki de bu yüzden başlangıcı ve bitişiyle tek kişiliktir. Dışındaki ambalajın yırtılmasına kim izin vermiş ki içini bilelim, içini bilmek yetmiyor. Daimonion'unu duyan var mı hala? Ben seni seviyorsam, bu artık seni bağımsızlaştırdığım bir mesele haline dönüştüyse benim için bir ürünün hammaddesi olmaz mısın? Aşk bir üretim mi? Yaratıcılığın büyüsüyse evet aşk bir üretim, o halde aşk belki de yalnızca bir ürünleştirme eylemi. Fakat hayır aşk bir kırılganlık da olabilir, bir dönüşümün başlangıcı "hem yarabandı hem yara" Yani ben, seni sensiz seversem, bıraktıklarını imgelere dönüştürüp seni zihnimdeki ben olarak sevmiş olur ve sonuç olarak seni değil kendimi sevmiş olurum. Peki öyle olsa neden bir başkasını sevmeye ihtiyaç duydum? Belki de ben göremediğim "ben"e sende rastladım ya da bilmediğim bir gizin ardında merakımı dolandırdım. Seni severek kendime mi yaklaştım, yoksa seni sevdiğim için eski kendimden mi uzaklaştım?
"Biraz önce bir oyun oynanmış tiyatro kadar boş kafam."
akşam, yine akşam, yine akşam...
"o yürek burkucu gençlik döngülerinde beni çark ettirişi ses çürütüp bağrımda böğrümden karaltı söktürüşü" İzini kendi süren canım ben, diz dize değil, dize dize şehadet ediyorum varlığımdaki varlığına. Aynı anda aynı kelime aksın nehrine benimle bir taş gibi batsa bile Halka, daha büyük halka yine halka
Yetersiz bakiyeyle bindiğim dolmuş gibisin. İnemem, yoluma seninle varabilirim. Kalamam, bakiyem sana yetmiyor.
Duygu ve Düşünce
Nasip...
Öyle hesaplar yapıyoruz, sabahlardan akşamlara. Kimimiz tahsilatında kuruşu kuruşuna, kimimiz her yolu mübah kılmış bir kuruşa. İstediği kadar çalışsın, çabalasın ruhu yoksa, yok ferdâda. Bir ağacın ruhu olmazsa hangi şiirde geçer adı, hangi çocuk tırmanır tepesine hangi aşıklar oturur gölgesinde, ve kuşlar neşe getirir mi yuva beller mi dallarını? Ihlamur desem, meşe desem hangi düşler gelir önüne... Ruh yani, bence oldukça önemli. Öyle ki, kimin ruhunda hissetsek bir güzellik, bahtı da yumaşak geçişli, bereketi yürüdüğü yolda dökülen gül yaprakları gibi, hüznü neşesiyle kaim. Gördüm yokken kimisine var olanı, varken kimisine yâr olmayanı Nasip... Ruhu olana ya da ruhuna sahip çıkana tanrısal bir hediye gibi İnandım, yok da var da; hep ve hiçin vardırışında. Nasip diye bir şey varmış tanrım âmennâ ve saddaknâ.