Çiğdem

Bipolar Bozukluk (Klasik Manik Depresyon) Hakkında Bilgi
(Bu alıntı, bipolar affektif bozukluğun tipik özelliklerini bilimsel ve bilgi amaçlı olarak aktarır.) “Bipolar affektif bozukluk” diye de bilinen klasik manik depresyon, nüfusun yaklaşık yüzde 1’ini etkiler ve tipik özelliği, depresyon dönemleri arasına serpiştirilmiş aşırı coşkulu (öforik) duygudurum, yani mani episodlarıdır. Bipolar hastalar manik durumdayken fazla uyku ihtiyacı duymazlar. Üretken, enerjik, hatta genelde aşırı coşkun ve eğlencelidirler. Ancak mani yükseldiğinde, görkemlilikleri yüzünden başları derde girebilir. Bu hastalarda ayrıca hızlı konuşma, halüsinasyon, sanrı ve agresif davranış da görülebilir. Bipolarlar depresyon haline geçtiklerinde genelde uyuşuk olurlar ve çoğu zaman günboyu uyurlar. Bazı insanlarda hastalığın hafif bir çeşidi görülür ve bu kişilerde tam kapsamlı manik episodlar yerine hipomani olur. Yani hastalar gerginlik ve psikoz olmaksızın öfori ve üretkenlik yaşarlar. Depresyon dönemleri ise daha az şiddetlidir veya yok gibidir. Bu hipomanik halin cazibesi yüzünden pek çok bipolar hasta, ruh hallerini dengeleyebilen ve geçişlerin sıklık ve yoğunluğunu azaltan lityumlarını almayı (sözde) unutur. Bipolar bozukluğu olan kişiler hipomanik ve manik episodlar sırasında sık sık sıradışı yaratıcılık patlamaları sergiler.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kadınlarda Kısırlık ve Psikolojik Etkileri
(Bu alıntı, kadınlarda kısırlığın biyolojik ve psikolojik etkilerini nötr ve bilimsel bir şekilde aktarmaktadır.) Biyolojik düzeyde kadınlar genetik olarak üremek üzere hazırlanmışlardır. Bir kadın kısır olduğunu öğrenirse kendisini fizyolojik açıdan başarısızlığa uğramış hissedebilir ve bu da yıkıcı birtakım psikolojik sonuçlar doğurabilir. Kısır olan her kadın bu zorlukla kendi yöntemiyle baş eder ve tabii partneri de onun baş etmesinde önemli rol oynar. Bazı çiftler nihayetinde evlat edinir, bazıları ise başarı güvencesi olmayan yüksek teknolojili fertilite prosedürlerine başvurur. Kısırlığın yarattığı stres kimi zaman katlanılmaz hale gelebilir ve sonuçta pek çok çift ayrılır. Kısırlığın bazı kadınları deliliğe sürüklediği bile bilinir. Doğurganlığı olmayan kadınlar hamile bir kadına ya da bebeğe bakmaya bile dayanamayabilir, her ay âdet döneminde depresif duyguduruma girebilirler. Yalancı gebelik pek çok kadın için kabul edilemez bir gerçekliğe getirilen geçici ama son derece ender rastlanan bir çözümdür.
Terapist Deneyimleri ve Empati
Akıl sağlığı profesyonellerinin çoğu, kendi kişisel çatışmalarına çözüm bulmak için bu alana ilgi duyarlar. Kendi kişisel çatışmalarının üstesinden gelebilen terapistler, hastalarına daha anlayışlı ve etkili yaklaşabilir; ancak kendi sorunlarıyla mücadeleyi sürdüren terapistler, bazen hastaya yardım etme kabiliyetlerinde sınırlanabilir.
Histerik Gebelik: Fiziksel ve Hormonal Etkiler
Histerik gebelikte gerçek gebeliğin tüm tipik işaretleri ve belirtileri ortaya çıkabilir; mide bulantısı, göğüslerde hassasiyet, fetüsün hareket ettiği hissi ve kilo alımı. Kadının karnı tıpkı normal hamilelikte olduğu gibi büyüyebilir ve kadın gerçekten hamile görünür. Âdeti de kesilince hasta gerçekten hamile olduğuna inanır. Hormonal dengesizlik de genelde fiziksel belirtilere ve gebelik testinde yalancı-pozitif sonuç çıkmasına katkıda bulunur. Kimi zaman stres, hipofiz bezi fonksiyonunu değiştirebilir ve bu da prolaktin hormonunda artışa yol açar. Sonuç olarak hasta gebe olmadığı halde süt üretir. Hatta semptomlar öyle inandırıcı olabilir ki yalancı gebeliği olan tahmini beş kadından birine, tıbbi görevli tarafından bir noktada gebelik teşhisi konabilir.
Korku, Zihin ve Psikosomatik Tepkiler
Belirsizlik durumlarıyla karşılaştığımızda zihnimiz duruma açıklama getirmek için çaba sarf eder. Eğer belirtilere açıklama getirmenin bir yolu yoksa kendimizi kontrolü kaybetmiş gibi hissederiz ve korkumuz giderek artar. Üstelik belirtileri yaratanın kendi zihnimiz olduğunu öğrenirsek o zaman zihnimizin yapabileceği diğer şeyler için daha da çok endişeye kapılırız. İnsanlar beyinlerinin bir ruh tarafından ele geçirildiğinden ya da bir öcünün iradelerini yönettiğinden korkabilir. O durumda esrarengiz bir “sudan zehirlenme” teorisini benimsemeyi tercih ederler. Psikosomatik hastalık uzmanları kitle histerisi vakalarında ortaya çıkan belirtilere, ek bazı fizyolojik açıklamalar getirdi. Buna göre insanlar heyecanlandıklarında ve korktuklarında hiperventilasyona, yani sık nefes alıp vermeye başlar ve böylece soluk verirken aşırı miktarda karbondioksit bırakırlar. Düşük karbondioksit düzeyi kol bacak gibi uzuvların kaslarında spazma yol açabilir ki bu da bazı hastaların yaşadığı uyuşukluğu, karıncalanmayı ve kas seğirmesini açıklar. Karbondioksit azalması kâğıt bir torbanın içine nefes alıp vererek kolayca tedavi edilirse, hastalık belirtileri hızla ortadan kalkabilir. Şiddetli anksiyete durumlarında hastalar çoğu zaman normal fiziksel duyumları fark edip yanlış yorumlar. Mide guruldaması gıda zehirlenmesi sanılabilir. Etrafınızdaki insanlar da karınlarını tutup yere düşerse korkunuz giderek şiddetlenebilir, dizleriniz tutmayabilir, yere yığılabilirsiniz. Grup dinamiğinin gücü kontrolü ele geçirebilir ve insanlar kalabalığın gösterdiği belirtilere kapılabilir. İnsanların genelde farkına varmadıkları şey şu ki belirtilerin psikolojik bir nedeni varsa hasta hastalanma “kararı” almıyordur. Bu bilinçsiz bir süreçtir ve fiziksel semptomlar da gerçektir.