Çiğdem

bileklerim zarif ve zayıf oysa içimde dünyalar var
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşk
Aşk sadece kapsayıcı olduğu zaman onun ne olduğunu bilirsiniz.Aşk dışlayıcı olduğunda, özellikle başka bir insanı dışladığınızda, aşkı öyle bir sınırlarsınız ki sonunda öldürürsünüz.Aşkın sonsuzluğunu yok edersiniz.Bütün bir gökyüzünü, içine sığdıramayacağınız küçük bir boşluğa yerleştirmeye çalışırsınız. Kişi âşık olmalıdır. aşk sadece bir ilişki olmamalıdır, bir var8luş hali olmalıdır.Birine âşık olduğunuz zaman, o kişiden dolayı her şeyi seversiniz.Ve eğer gerçekten âşık olduysanız, aniden ağaçları ve kuşları, gökyüzünü ve insanları sevmeye başladığınızı fark edersiniz. Birine âşık olduğunuzda tam olarak ne olur? Bir kadına âşık olduğunuzda, bütün kadınlara âşık olursunuz.O kadın sadece bir temsilci, dünyada var olmuş, var olan ve var olacak tüm kadınların bir 8rneğidir.O kadın, sadece kadınlığa açılan bir kapıdır.Ancak kadın sadece kadın değil, ayrıca bir insandır da.Bu yüzden tüm insanlara da âşık olursunuz.Ve kadın sadece bir insan değil, ayrıca bir varlıktır da.Bu yüzden tüm varlıklara da âşık olursunuz. Bir kere âşık olduğunuzda, aşk enerjinizi, her şeye verdiğinizi görünce şaşıracaksınız. Bu gerçek aşktır
Büyük dalış
"Anlamak, bilgiden tamamıyla farklıdır.Bilgi ödünç alınır, anlamaksa size aittir.Bilgi dışarıdan gelir, anlamaksa içten yükselir.Bilgi çirkindir çünkü kullanılmıştır.Ve bilgi sizin varlığınızın bir parçası olamaz.O bir yabancı olarak kalacaktır.Dış dünyadan biri gibi olacak, köklerini içinize salamayacaktır. Anlamak sizden doğar, o sizin çiçeklenmenizdir O tamamen size aittir Bu yüzden bir güzelliği vardır ve sizi özgür kılar
Hakikatin kanıta ihtiyacı yoktur, o sadece öyledir. Ne kendisi, ne de aksi ispat edilebilir. Parlaktır, ışık saçar o. Varlığı anında hissedilir; ama sadece onu hissedebilecek yüreğe sahip olanlar tarafından. Güneş her sabah doğar ama körlere değil. Onlar için gece devam eder; onların gecesi sonsuza kadar sürer. Güneş onlar için de doğmadığından değil; o herkese doğar. Ama kişiye bunu görecek göz gerekir. Güneş orada olduğu halde, göz noksansa, güneş de sanki yoktur. En müthiş müzik bile sağırlar tarafından işitilemez. Hakikat de böyledir: Onu görecek gözün varsa, anında görürsün. Doğrudan gelir o. Aracıya filan gerek kalmaz. Onu duyacak kulağın varsa, kalbinde duyarsın. İçindeki kıpırtısız küçücük sestir o. Tartışmaya filan gerek bırakmaz. Tartışma körlere, kanıtlar sağırlara gerekir. Yani bilge birinin huzuruna geldiğinde, o senin nerede olduğunu kim olduğunu, ne olduğunu hemen anlar. Seni düşünüp tarttığından değil; burada düşünme söz konusu değidlir. Sana alıcı gözüyle baktığından değil; bu tip bir şey söz konusu değildir. O bir aynadır; sen sadece yansıtılmış olursun. Düşünce değil sadece yansıma vardır. Bilge birinin huzurunda olmak demek, tamamen çırılçıplak kalmak demektir. Kendini hiçbir şekilde gizleyemezsin; bunun hiçbir yolu yoktur. Onu kandıramazsın. Bunu denesen de bir işe yaramaz çünkü ayna yine gerçeği yansıtacaktır. Ayna bir tek gerçeği yansıtabilir. Senin gerçek olmayan bir tarafın yansıtılamaz. Sen başka biriymiş gibi davranabilirsin ama ayna bunu yansıtma-yacaktır. Sadece olanı yansıtacaktır. Bilge birinin huzurunda olduğunda, yalnızca o an olduğun halinle değil, olmuş olduğun ve olacağın halinle de yansıtılırsın. İçinde bulunduğun an hem geçmişini hem de geleceğini bütünüyle içinde barındırmaktadır. Aydınlanmış bir adamın önünde dururken,
"Gerçek sanatçı sanatının içinde kaybolur. Resim yaparken o yoktur artık: Fenâ halindedir, yoktur. Resim kendi başına gerçekleşmektedir. Resmi o yapmaz, yapan biri değildir o. İşte o zaman müthiş işler ortaya çıkar. Piyasada satılıp satılamayacağı ikincil bir şeydir; amaç o değildir, ressamın aklında bu yoktur. Onun da ekmeğe, peynire ihtiyacı vardır ve resmi satar ama bu ayrı bir konudur. Resmin amacı bu değildir; ressam onu yaparken aklında peynir ekmek yoktur. Düşünüyorsa da ressam değil sadece bir iş adamıdır."