Sır Sufizm Üzerine Konuşmalar

7,7/10  (18 Oy) · 
49 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.020 gösterim
Bu aslında bir kitap değil. Daha çok bir dans bu. Sıradan bir dans da değil. Kalpten esen bir Sufi kasırgası bu.

Nasıl ki dervişler ezelden beri aşk sarhoşluğu içinde dönüp durmuşlarsa, Usta'nın bu sözleri de çemberin dönmekte olan çapında yer alıyor. Zihninizin bilgi, kıssa ve fıkralardan oluşan bu engin bilgelik hazinesine dalmasına izin verdiğinizde, bu dans sizi de içine çekmiş oluyor. Ama dönen bu sözcük bolluğunun ortasında, merkezin tam içinde sessizlik, saf boşluk -Sufilerin ışık dedikleri gerçek aşk, Usta'nın varlığı oturuyor...

Bu kitap bir şarkı bir anımsama, bir kucaklama, o gizli ana duyulan bir özlem, bir zikirdir."

Durgun göller buluşamaz, ancak nehirler buluşabilir. La ilahe illAllah- Allah'tan başka Tanrı yoktur. Hedeften başka hedef yoktur. Tanrı gittiğimiz yön değildir; Tanrı geldiğimiz yöndür. Halbuki gözlerimiz uzaklardaki yıldızlara takılıp kalmış durumda. Hep ileriye bakıyoruz. Uzaklara odaklanmış durumdayız oysa yarattığımız tüm hedefler kendi zihnimizin yansıtmalarından ibaret. Asıl hedef nereden geldiğimizdir. O bizim doğamızın, varlığımızın ta kendisindedir, varoluşumuzun temelini oluşturur.
Sufiler der ki, din başlı başına iki şeyden meydana gelir. Biri fakr yani hiç kimse, hiçbir şey, egosuzluk, tevazu kavramıdır. Fakr sözcüğü bunların tümünü kasteder. İkinci şey de zikr yani Tanrı'nın hatırlanmasıdır. Tanrı, ulaşılması, keşfedilmesi ya da icat edilmesi gereken bir şey değildir. Tanrı'nın sadece hatırlanması gerekir. Biz onu sadece unuttuk. Gereken tek şey bir uyanıştır. Buna zikr denir.

İşte bu iki küçük kelime, fakr ve zikr, tasavvuf ruhunun ta kendisini oluşturur.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9786055890520
  • Çeviri:
    Deva Chandra
  • Yayınevi:
    Butik Yayınları
  • Kitabın Türü:
Zeynep Oral 
18 Mar 2015 · Kitabı okudu · 182 günde · 10/10 puan

Ve bir ülke veya bir insan veya bir ırk aşağılık kompleksinden musdarip oldukları zaman aslında daha üstünmüş gibi davranmaya başlar. Üstünlük kompleksi, kişinin aşağılık kompleksinden kaçınma yoludur; bir kamuflajdır.

Yasemin 
24 Nis 23:27 · Kitabı okudu · 19 günde · 10/10 puan

Kitaplarinin coğunu kendi yazmamistir OSHO öğretilerinde, derslerinde anlattığı toplamalardir. Kendini arayisa cikan insan icin de basucu kitabidir... okurken kendini sorgular, bulmaya yaklasmissan da huzur duyarsin. Böyle akıp gider iste.

Akın uğur şenol 
18 Mar 11:09 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Güzel bir kitap, ve Müslümanlığın içindeki meditasyon ile kendi kendinize kalabilmeyi öğütlemiş.
ama aslında15 sayfalık bir kitap olabilidi, gereksiz yere uzatılmış

Necmiye 
20 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

oshonun fikirleri bana uçuk kaçık gelsede kitaplarını okumaktan keyf alıyorum,çerez diyebileceğim kitaplar sınıfından,okuyup da altını çizdiğim satırlarda var,

Kitaptan 27 Alıntı

"Özünün en derininde tamamen tek başınasın. Kimse senin kendi başınalığının mabedine adım atmadı, asla atamaz da."

Sır, Osho (Sayfa 11)Sır, Osho (Sayfa 11)

Özünün en derininde tamamen tekbaşınasın. Kimse senin kendi başınalığının mabedine adım atmadı, asla atamaz da.

Sır, OshoSır, Osho
Sevil Ersoy KARADEMİR 
14 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eğer sorunlar idare edilebilir haldeyse ve sorunlarla birlikte yaşayabilirsen aklın başında kalır.Çok fazla geldiğini gördüğünde aklını kaçırırsın. Aklını kaçırmak , sorunlardan ,gerçekliklerden,endişelerden,stres hallerinden kaçınmanın insanda doğuştan var olan yöntemidir.

Sır, Osho (Sayfa 296)Sır, Osho (Sayfa 296)

"İcat edilmiş benlik daima korku içindedir, sürekli korkar. Korku içinde, paranoya içinde, nevroz içinde yaşar."

Sır, Osho (Sayfa 18)Sır, Osho (Sayfa 18)

"Zeka ancak kendini keşfettiğinde gelir. Zeka bu keşfin gölgesidir; ancak tesadüfen kendinle yüzyüze geldiğinde, kendinle karşılaştığında, kim olduğunu bildiğinde gerçekleşen o büyük zindeliktir. Bir anda varoluşa kök salmış olur, aniden zamanın ötesine geçersin. Artık ölüm bile öldüremez, ateş bile yakamaz seni. Ebedisindir."

Sır, Osho (Sayfa 17)Sır, Osho (Sayfa 17)

"Keşfedilmiş benlikte zihnin anormalliklerinden, sapkınlıklarından, nevrotikliğinden eser yoktur. O sadeleşir, sıradanlaşır; ama ışık saçan bir sıradanlıktır bu."

Sır, Osho (Sayfa 18)Sır, Osho (Sayfa 18)

Toplum sıradan insanlardan oluşur ve kendini sıradan insanlara uydurmak demek senin de başlı başına sıradanlaşman demektir.

Sır, OshoSır, Osho

"Kesin olan fenomen kendi varlığımdır. Bundan kuşku duyulamaz. Neden duyulamaz çünkü kuşku duymak için bile bu varlık gereklidir. Ben yokum dersem bunu demek için bile orada olmam gerekir. Bu yüzden kendi varlığından kuşku duymak imkansız olan tek şeydir."

Sır, Osho (Sayfa 11)Sır, Osho (Sayfa 11)

Özgür düşünme diye birşey yoktur.düşünme asla özgür olamaz; düşünme şartlanmışlığımızın,geçmiş deneyimlerimizin,kültürümüzün,iklimimizin,sosyal ,ekonomik ,politik geçmişimizin bir sonucudur.okuduğunuz kitaplar ve yaptığinız islerin kaynaği hep geçmiştedir.

Sır, OshoSır, Osho
merve yaprak 
04 Oca 10:37 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Egonun talepleri yüzünden din bir hastalık haline gelmiştir, din nevrotikleşmiştir. Ego tamamen zor bir şey ister ki böylece, ona erişirsen özel bir ayrıcalık haline gelsin -ona sadece sen eriş-tiysen, başkası değil. Hakikatin Everest zirvesi veya ayda yürümek gibi bir şey olmasını ister; senin talep edebileceğin kadar özel bir şey olmasını ister. Onun sayesinde sen özel olursun.
Bu nedenle din yavaş yavaş sado-mazoşist hale geldi. “İşkence et kendine” -ne kadar işkence edersen o kadar dindarsın. Kişi kendine işkence ettiğinde ve başkalarına da kendilerine işkence etmelerini öğrettiğinde iki kat hastalıklı hale gelir. Kendine işkence ettiği için bir mazoşisttir ve başkalarına kendilerine işkence etmeyi öğrettiği için de bir sadist olur.
Sado-mazoşizm, din adına yeryüzünde var oldu. Bu yüzden sadece nevrotik insanlar dinle ilgilenir hale geldiler. Sağlıklı insan ondan uzak durur.
Size öğrettiğim din sağlıklı insan içindir. Egolarını tatmin etme arayışında olmayan insanlar içindir. Sıradan olmaya, tamamıyla sıradan olmaya hazır olanlar içindir. Aşikar olanın içinde erimeye hazır olanlar içindir. Evlerini bu anda, bu güzel şimdide yapmaya hazır olanlar, bir cennet özlemi çekmeyenler, hiçbir şeyin özlemini çekmeyenler içindir; herhangi bir öbür dünya arzusu olmayanlar ve bir yerlerde altın bir tahtın üzerinde oturan bir Tanrı arzusu olmayanlar içindir; Tanrı’sı bütün varoluşa yayılmış olan, kuşların ötüşlerinde ve ağaçların yeşil yapraklarında ve çiy damlalarında ve güneş ışınlarında ve sende ve bende -ve her şeyde olan içindir; Tanrı’sı hayattan ve varoluştan ayrı olmayanlar içindir; Tanrı’sı bir bardak çayda olabilenler için, Tanrı’sı akıp giden ırmak olabilenler için, Tanrı’sı avludaki servi ağacı olabilenler için ve Tanrı’sı bir buçuk kilo keten olabilenler içindir.

Sır, OshoSır, Osho
3 /