Her şeyden önce bu eziyete uygun düşecek bir bedelin olup olmadığını tam olarak bilemiyordu. İnsan bu dünyada bir fiyat biçilemeyecek, biçilse bile o fiyatın ödenmesinin mümkün olmadığı eziyetler yaşayabilirdi.
Bu dünyada mutlak iyilik olmadığı gibi mutlak kötülük de yok" dedi adam. "İyilikle kötülük durgun, sabit şeyler değildir, sürekli yerlerini ve konumlarını değiştirirler. Bir iyilik bir süre sonra kötülüğe dönüşebilir. Tersi de olur. Dostoyevski'nin Karomozou Kardeşler'de tavsir ettiği işte öyle bir dünyaydı. Önemli ilan sürekli hareket halindeki iyilikle kötülüğün dengesini koruyabilmek. Ağırlık bir tarafa kayacak olursa, gerçeklikle ahlakı ayakta tutabilmek zorlaşır. Dengenin kendisi iyilikti.
"Dünyadaki çoğu insan kanıtlanabilir gerçeğin peşine falan düşmez. Gerçek denilen, çoğu durumda senin söylediğin gibi güçlü bir acıyı da beraberinde getirir. Dahası çoğu insan acıyı beraberinde getiren gerçeğin falan aramaz. İnsanların gereksinim duyduğu, kendi varlıklarının biraz daha derin bir anlamı olduğunu hissetirebilecek hoş, rahatlatıcı öykülerdir. İşte din dediğin şey var olabiliyor."