📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanlar birer kapalı kutuyken, diye sormuştu kendi kendine, nasıl oluyor da onların hakkında bir şeyler bilebiliyoruz? Ancak havadaki dokunulamayan ve tadına bakılamayan, tatlı ya da keskin bir şeyin çekimine kapılmış bir arı gibi, o kubbe şeklindeki kovanlara dadanıyor, dünya ülkeleri üzerindeki o hava boşluklarını tek başımıza aşıp vızıltılı kovanların karmaşasına dalıyorduk; o kovanlar insanlardı."
"Aşk bu, diye düşündü tuvalini indirmekle uğraşır gibi yaparak, damıtılıp süzgeçten geçirilmiş bir aşk; nesnesini ele geçirmeyi asla denememiş olan bir aşk; ama matematikçilerin sembollerine, şairlerin mısralarına duyduğu aşk gibi, tüm dünyaya yayılması ve insanlığa ait servetin bir parçaya dönüşmesi gereken türden bir aşk."
"Onun kadar zeki bir adamın bu kadar düşebildiğini - bu çok sert bir ifade olmuştu ama - ve başkalarının beğenisine bu kadar bağımlı bir hale gelebildiğini görmek insanı hayrete düşürüyordu."
"Yanlış yapması imkansızdı; gerçeği hiç çarpıtmazdı; bir ölümlünün keyfi kaçmasın diye nahoş bir sözcüğü yumuşatarak söylediği olmamıştı hiç; kaldı ki kendi tohumlarından olan, kendi çocukları için söylesin; çünkü onlar çocukluklarından itibaren hayatın zor, gerçeklerin taviz vermez olduğunu, bütün ümitlerin söndüğü, dayanıksız teknelerimizin karanlığa gömüldüğü o hayal alemine geçiş yapmadan önce ( Mr Ramsay burada sırtını dikleştirip o küçük, mavi gözlerini kısarak ufka dikerdi ) insanın her şeyden çok cesarete, dürüstlüğe ve dayanma gücüne sahip olması gerektiğini bilmek zorundaydılar."