INFJ
From the rivers to the see Palestine will be free
I am blue, but not like the sky
I am black, but not like the darkness
I am human, like everyone else.
15. Allah onlara (iman edenlerle) alay etmenin cezasını verecek, fakat (imtihan dünyasının bir gereği olarak) onları şimdilik kendi hallerine bırakmakta, onlarda azgınlıkları içinde bocalayıp durmaktadırlar.
40’dan 120’ye kadar ayetler: Bu ayetlerde ağırlıklı olarak İsrailoğullarından bahsediliyor. Peki hemen şu soruyu soralım; Kur’ân, neden Adem ve Şeytan kıssasının ardından İsraioğullarından bahsediyor, bunun üzerinden bize vermek istediği mesaj nedir? Kur’ân’da İsrailoğulları dünyevileşmenin sembolüdür.
Bakara sûresinin ilk beş ayetinde müminlerin özelliklerini görüyoruz. Sonraki iki ayette kafirlerin özelliklerini görüyoruz. Sonra ki 13 ayette de münafıkların özelliklerinden bahsediliyor. Ardından 30. ayetten itibaren Adem ve şeytan kıssası başlıyor. Bunun üzerinden Bana verilen mesaj; “Ey insan tarafını seç, kimden yanasın, Âdem’den mi, şeytan mı?”
Bizim kuşak her gün terapistlere taşınıyor, geçmişimizle barışmaya çalışıyoruz. Bu barışma öykülerimizde kimle uğraşıyoruz; öğretmenlerimizle mi, yoksa anne babalarımızla mı?
Toplum olarak yok delisiyiz; bu yok deliliği, bizim var olanı görmemizi de engelliyor.
Tüm güzellikleriyle çiçek açan çocukluğu aile, okul ve içinde yaşadığı mız toplumun kültürel kodlarıyla suluyoruz; hortumu, güzel olana değil; çalılığa, çakırdikenliğine, mutsuzluğa tutuyoruz. Yıllar içinde öyle çok soluyoruz ki içimizde kalan minicik yeşilliğin de değerini bilmez oluyoruz.
Varoluş seçimlerimizde hep kurban rolünü se çiyoruz. "Nasıl olsa olmaz, başaramam, gidemem, deneyemem, yapamam..." Öyle bir geçmiş belleği var ki zihinlerimizde, tüm ışıklı seçimlerimizi yok etmek için uğraşmış, uğraşıyor. "O bölümü kazanamazsın, o işi başaramazsın, asla oraya gidemezsin, hiç deneme boşuna, olmaz"larla çevrilmişiz.