Nur

Üç kadın, üç hayat, üç kıta...
8/10
·188 syf.··
2026 23. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 08:50
Birbirinden bağımsız ama farkında olmadan birbirinin hayatına dokunan üç kadını anlatıyor. Beni en çok etkileyen hayat, Hindistan’daki Smita’nın hayatıydı. Kast sisteminin en alt tabakasında olan bir kadın. İnsanların tuvaletlerini temizliyor, sokaktaki dışkıları topluyor. Ayakkabı giymesi bile yasak. Tek isteği çocuğunu okutmak. Kızını okula gönderiyor ama orada da öğretmen ona hizmetçi muamelesi yapıyor. Sonunda kızını alarak kuzeninin yanına kaçmak istiyor. Yolda giderken Tirupati Tapınağı’na hac yolculuğuna çıkıyorlar. Kızıyla birlikte saçlarını kesip Tanrı’ya armağan ediyorlar. Tek dilekleri bundan sonra hayatlarının yolunda gitmesi ve kızının okuyabilmesi. O saçlar daha sonra İtalya’da yaşayan Giulia’nın saç atölyesinde peruğa dönüşüyor. Giulia, babasının ölümünden sonra Hintli yol arkadaşı Kamal ile birlikte hayatta kalma mücadelesi vererek saç atölyesini ayakta tutmaya çalışıyor. Hikâyeye bir de Kanada’dan katılan ünlü bir avukat olan Sara var. İki evlilik geçirmiş, çocuklarıyla yaşıyor ama hayatının odak noktası işi. Çocukları ve özel hayatı arka planda kalıyor. Duygularını kolay kolay dile getiremeyen bir kadın. Bir gün kansere yakalandığını öğreniyor ve saçlarını kaybediyor. Sonrasında Hindistan’daki Smita’nın saçları, İtalya’daki Giulia’nın atölyesinde peruğa dönüşüyor ve bu peruk Kanada’daki Sara’ya ulaşıyor. Sara, kanser nedeniyle dökülen saçlarının yerini alan bu peruğu taktığında, sanki tüm dünyanın onu iyileştirmek için çabaladığını hissediyor ve hayata daha sıkı tutunuyor. Bu kitabı okumaya başladığım yer benim için çok özeldi. Bir bankta oturuyordum, ayaklarım gölün içindeydi. Yanımda çayım vardı, kuş sesleri geliyor, dallarda sincaplar geziyordu. Kitabın bir kısmını da buğday tarlaları ve haşhaş çiçekleri arasından geçen bir araba
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma
Reklam
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 10:29
Ertuğrul Köroğlu bu kitapta mutluluğu büyük hedeflerden çok, günlük hayatın akışı içinde aramayı anlatıyor. İnsan bazen mutluluğu çok uzaklarda arıyor ama aslında anlamlı bir uğraşın içinde olmak, bir şeye emek vermek ve akışa kapılmak insanı daha sakin ve dengeli hissettirebiliyor. Kitap bana şunu hatırlattı: Mutluluk her zaman büyük anlarda değil, çoğu zaman yaptığımız küçük ama anlamlı şeylerin içinde saklı.
1000k
Mutlu Bir Yaşam Akış Yaşantısından DoğarErtuğrul Köroğlu · Destek Yayınları · 202247 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 20:34
Bu kitabı biraz kendi korkularımla yüzleşmek için okudum. Çünkü hastalık ve ölüm konuları beni zaman zaman korkutan şeyler. Kitap da tam olarak bu duyguların etrafında dolaşıyor: hastalık, kayıp ve kabullenme. Okurken bazı yerlerde içimde bir direnç hissettim; hatta bazı sayfalar bana biraz ağır geldi. Ama yine de insanı düşünmeye iten bir tarafı var. Bence kitap, hayatın sadece büyüyen ve güzelleşen şeylerden ibaret olmadığını; bir bahçede solan çiçekler de olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden kolay bir okuma değildi ama insanın içine dokunan bir kitaptı.
1000k
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
10/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:35
Tarık Tufan, Gece Açan Çiçekler’de yalnızlık duygusunu insanın ruhuna öyle derin işlemiş ki, okurken kendimi adeta Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık evreninde dolaşıyormuş gibi hissettim. Kitabın her sayfasında o ağır ve sarsıcı kederi solumak mümkün; Halide’nin duyulmayan çığlığı, Derviş Ali’nin çaresizlikle amansız mücadelesi ve Handan’ın kaderine o hüzünlü razı oluşu beni derinden etkiledi, çoğu yerde gözyaşlarımı tutamadım. Karakterlerin bu kadar incelikli ve derin işlenmiş olması, yazarın insanın kalbine dokunan o güçlü kalemini bir kez daha kanıtlıyor. Okuyanın ruhunda silinmez izler bırakan bu eşsiz eseri, derin bir yolculuğa çıkmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ediyorum.
1000k
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
kafasının içinde çok konuşanlar kulübü, buyrun terapi başlıyor
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:39
Bu kitabı okurken şunu fark ettim: Beni yoran hayat değilmiş, benim kafamın içindeki yorumcuymuş Olaylardan çok, olaylara yüklediğim anlamlar üzüyormuş beni. “Herkes beni sevmeli, kimse bana saygısızlık yapamaz ,hata yapmamalıyım” gibi gizli kurallarla kendimi ne kadar sıkıştırdığımı gördüm. Yazar çok sade bir dille şunu söylüyor: Düşünceni değiştir, duygun ve hayatın değişsin. İlk başta zor ama insan fark edince hafifliyor. Kısacası kitap bana şunu öğretti: Hayat zaten karmaşık, bir de üstüne kendi kendime drama yazmama gerek yokmuş .. Okurken kendime “Tamam, biraz daha akılcı olmayı deneyeceğim” dedim. Tavsiye ederim, özellikle kafasının içinde çok konuşanlar kulübündeyseniz, buyurun terapi başlıyor
1000k
Akılcı Yaşam TerapisiErtuğrul Köroğlu · Destek Yayınları · 041 okunma
Reklam