Kitap ne kadar günlerce elimde sürünmüş olsa da bir türlü okumaya fırsat bulamadım... O yüzden tek günde oturup 200 den sonuna kadar okuyup bitirdim kitabı. Wattpad kitaplarına önyargılı bir insanım. Daha önce birkaç tane okumuştum ve sevememiştim. Daha sonra bu kitap çıktı ve büyük bir reklamı yapıldı ki hala da övülüyor kitap. Fantastik sever biri olarak merak ettim ama açıkcası güvenemedim. O yüzden okuyan insanları bekledim. Zevkimin ortak olduğu birçok Bookstagram okudu ve bayıldılar kitaba. Hepsi 9 ya da 10 puan veriyordu. O yüzden alıp okuma kararı aldım. Kitaba ilk başladığımda değişik geldi ve ilgimi çekmeyi başardı. Elementler, burçlar, farklı bir evren cidden merakımı uyandırdı. Konusunu öyle yazmayacağım zaten düşüncelerimi belirtirken az çok değinmiş olacağım. İlk bölümler cidden iyiydi. Olaylar gelişmeye, hızlanmaya başladı. Yazarın akıcı bir dili var kitap okutturuyo kendini yani. İlk bölümlerde dediğim gibi her şey iyi hoştu fakat daha sonra gözüme batan detayları fark etmeye başladım. Bir an Sarah kitabı mı okuyorum yahu dedim. Daren karakterine verdiği güçler, özellikler bunu düşünmeme yol açtı. Nova'nın ona yardım etmesiyle karakterimize borçlandı ve bileğine bir söz tılsımı işledi. Dövme gibi. Bu direkt aklıma Rhys ve Feyre'yı getirdi çünkü bunun aynısı ikisi arasında da olmuştu. Neyse dedim olabilir böyle şeyler. Daha sonra Daren'e Gece Yarısı Lordu, Gecenin Prensi dedikleri ortaya çıktı. Ardından zihin yoluyla imgeler gönderdiği. Bir an paralel evrendeki başka bir Rhys'i okuyormuşum gibi hissettim cidden. DVGS ındaki yabalama burada bedenlemeydi. Ormanın Ruhu'nun her soruya cevap verip gerçekleri bilmesi ve onun tuzak kurulup çağırılması Feyre'nin Suriel ile olan olaylarını hatırlattı bana. Yani bunlar bana çok benzer geldi. Kendi kendime mi çok