Rabiya

Rabiya
@Wnorth
fizyoterapist
biruni üniversitesi
İstanbul
6 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
“Bir gün... bir gün... seni bu evden uzaklara götüreceğim. Nerede yaşayacağız, biliyor musun...” Sustu. Kesin Dindinha’nın evini düşünmüştü, ama orası da aynı cehennemdi. Derken ablam şeker portakalı fidanıma ve hayallerime doğrudan katılmaya karar verdi. “Seni Tommiks’in ya da Buck Jones’un çiftliğine götüreceğim, orada yaşayacağız.” “Ama benim asıl beğendim Fred Thompson’unki.” “O zaman oraya gideriz.” Ve iyice hassaslaşarak beraberce, usul usul ağlamaya başladık...
Sayfa 134·Kitabı okudu
Reklam
“Portuga!” “Hı...” “Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?” “Niye?” “Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.”
Sayfa 127·Kitabı okudu
“Haftanın, ayın ve yılın en gözde şarkısı! Chico Viola’nın kaydettiği ‘Fettan’!” Doğar bir ay, gümüş rengi Dağın yemyeşil tepesinde Şarkılarla çınlar âşığın dili Sevdiğinin penceresinde Sevdalı bir ezgidir söylediği Ağlatır gitarını yine Aşkınadır bütün nağmeleri Gönlünden neler geçerse... Derken susup başıyla ritim tutmayı sürdürürdü ve ben incecik sesimle şarkıya katılırdım. Ah sen yok musun, gönül çelen dilberim, Ne kurbanlar verirdim, elimden gelse. Düşlerimin sultanı, ışığım benim, Fettansın tabii, rahatın yerinde...
Sayfa 87·Kitabı okudu
“Xururuca, bir şey yapmaya geldim.” “N’oldu?” “Biraz bekleyelim mi?” “Olur.” Oturup başımı incecik gövdesine yasladım. “Neyi bekliyoruz, Zeze?” “Gökyüzünden güzeller güzeli bir bulutun geçmesini.” “Niçin?” “Küçük kuşumu serbest bırakacağım. Sahiden. Artık ona ihtiyacım yok..” Beraber gökyüzünü izledik.
Sayfa 67·Kitabı okudu
İçeri döndüğümüzde Glória ile Jandira bulaşıkları yıkamaya koyuldular. Glória’nın gözleri kıpkırmızıydı, deliler gibi ağlamışa benziyordu. Halini belli etmemeye çalışarak Totoca ile bana seslendi: “Çocuklar, yatma vakti geldi.” Bunu derken bize baksa da artık biliyordu ki hepimiz çocukluğumuzu yitirmiştik. Hepimiz büyüktük, büyük ve hüzünlü, Noel sofrasında payımıza düşen hüznü mideye indirmiştik.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Reklam