Kitabı sonunda bitirdim; uzun süre elimde kalan, sindire sindire okuduğum bir yolculuktu. Sokrates Müslüman değildi ama düşüncelerinin çoğunu İslam ahlakıyla bağdaştırdım; yine de hepsini değil. Her sayfada durup sadece onu değil, kendimi de sorguladım: çoğunluğa değil hakikate kulak vermek, haksızlığa uğrasa da haksızlık yapmamak, ruhu bedenden üstün görmek… Bunlar bana çok tanıdık geldi. Ama bazı noktalarda ayrıldım; çünkü benim için hakikat yalnızca akılla değil, inancımla da şekilleniyor. Bu kitap bana bir düşünceyle tamamen aynı yerde durmak zorunda olmadığımı, fakat ondan kendime dürüst bir ayna tutabileceğimi öğretti.