Yapılacak tek bir şey kaldı, güvercin kafeslerini açmak, tüm kapı sürgülerinden geçiyorum, onları geriye, geçmişin yönüne doğru çeviriyorum, her gün iki kez yaptığım bu basit hareket şimdi bir zafer gibi, bugün bu bir ritüel çünkü belki de bunu son kez yapıyorum, kuşları serbest bırakıyorum, uçup gitmeyeceklerini bilsem de, güvercinler her zaman ilk tüylerinin kesildiği yere döner.
Tanrı her birimizin köprücük kemiklerinin birleştiği yere birer ben yerleştirmişti, kalbin üzerinde, birbirimizi daha kolay tanıyabilmek için ve aynı kolaylıkla birbirimizle, birbirimizsiz kaybolabilmek için, geri dönülmez bir şekilde.