artık ama birileri çelişki diye adlandırılmaktan vazgeçsin
uçaklar istasyondan, otobüsler limandan kalksa kim üzülecek
ama artık bana çok uzak bir şehirden sıcak ve ıslak ekmek getirsinler
tanıdığım kaç kişi varsa o kadar fazla cinayetten sorumluyum
bir mikroba aşığım beni hastalandırmaktan bile aciz çok
tüm sabıka kaydımız kötü şakalar ama artık
içkim dökülse bir yerim kesildi kanıyor sanıyorum
neyse, dışarı çıkıp her tarafı harf bir cümle kurayım anısızlara
kaç paraysa ona bir de anlam alırım en kırılganlarından dert değil
hatta kendimden vakit kalırsa biraz da ağır hastalanırım
evdeysen belki uğrar, sana bir iki de sırrımı anlatırım
ya da neden sen böyle uzun uzun sevişirken ben bu kadar çok yalnızım
artık tepelerde bir ıhlamur ağacı altında uyumak yaşıma ulaştım
nasılsan bekleyenim kalmadı geriye dönmeyi düşlesem
evden ayrılmadan hemen önce yazdım sana bu mektubu
akşam büyük olasılıkla birlikte rakı içtiğimiz masanın üstünde bulacaksın
ağlama sakın, otur yine iç, biraz müzik dinle,
salataya fazla sirke koyma yine
o çok güzel yün kazağını git
geçen kış ördüğün
ekşimesin yüzün, bak, yoksa üşütüp hasta olacaksın