hasretine mahsur kaldım
hasretinle mahcup kaldım ey sevgili.
biliyordum, uzaklara giden biri artık korkaktır
altındaki alttan, üstündeki gökten,
hatta içindeki acıdan bile korkar.
betonun alkol koktuğu, alkol soluduğu saatlerde
biliyordum, uzaklara giden biri artık noksandır.
bir aşkı bir başka aşka bırakıp gitmek
çileklere basa basa gitmek
daha da acısı kendine basa basa gitmek
son telkindeyim dedi zehrin ayırdındaki kötü
ruhuma iyi bakın, ben mühim değilim
yüzümdeki şekle hacim sıçradı.
cismini evlatlıktan reddettim
sırçalara ayrılan ruhumun da ötesinde
beni
delidolu akan nehirlere çivile.
geri çekiliyor aşk
ardında bıraktığı
bedenleri yakıp yıkarak!
yeni kelimeler bul bana
sözümden hiç çıkmayacak!
bu vedalar kanlı ilkel bıçak
bu gözyaşları paslı boş bıçak
bu bıçaklar sinsi gövdeme
biliyorum,
hırçın kapılar açacak!