Tutku! Tutku yalnız şiirde, sahnede güzeldir; orada aktörler, hançerlerle, geniş mantolara bürünüp gezerler, öldürenler ölenlerle birlikte gidip akşam yemeği yerler... Tutkuların sonu böyle gelse iyi; oysa her sefer arkalarında duman ve yangın kokusu bırakıp giderler, mutluluk değil. İnsan onları hatırladıkça utanır ve saçlarını yolmak ister.
Her kadınla erkeğin gizli amacı da bu değil midir? Dostunda değişmez bir huzur, akışı bozulmayan bir ruh bulmak. Aşkın temeli budur ve bundan uzaklaştık mı ıstırap başlar: Demek benim idealim bütün insanların idealidir.
Ne kadar mutsuz olduğumu, hareketsizlik ve sevgisizlik yüzünden içimdeki güzel şeylerin öldüğünü, hayatımın ne kadar sönük kaldığını söylemiş... Bunlarda gülünecek ne var?