XS

Eğer tanrı, insanı zorladığı hayatı kendisi yaşamak zorunda kalsaydı, kendisini öldürürdü. Hiç acı çekmemiş olan bir canlı acının ne olduğunu bilmez.
"Uyumamak için kafanı duvara vurma..." İyi geceler herkese Dikkat edin.. ya da etmeyin bu kimsenin umrunda değil.
Reklam
Elinde bomba ile birlikte yoksul halkın bindiği otobüsle eyleme gitmekte iken meydana gelen patlamada ölen eylemcinin babası, "Benim öyle bir evladım yok, benim evlatlarım otobüs içinde hayatlarını kaybeden masum insanlardır." diye açıklamada bulunmuş ve kızının cenazesini sahiplenmemişti.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Uyandı İstanbul güzel bir Ekim sabahı çığlıklar atarak! 1996 yılının kan kokan bir Ekim günü, tüm şehir, Üsküdar semalarından yükselerek İstanbul'un bağrını deşen ezan sesleriyle uyandı. Güneş Boğaz'ı parçalar gibi doğdu o sabah. Gözü yaşlı, yaşlı keşişler gibi uyandı tüm insanlar, hüzünle kederin kesiştiği o kavşak noktasında ki, dünyada en çok kaza o kavşakta olurdu! Bu büyük acı daha güneşin doğuşundan belliydi o sabah, okunan ezanların makamından belliydi, kayalıkları döven kudurmuş dalgalar anlatmaya yetiyordu her şeyi. Kimse bilmez aşk acısının ne olduğunu, nasıl kekre koktuğunu, nasıl bir anafor olup civanmert delikanlıları yuttuğunu; İstanbul'dan başka kimse bilmez! Ama gel gör ki, o da suskundur; konuşursa tüm sokakları sel basar... Uyandı İstanbul yaşanmadan biten büyük bir aşkın acı dolu haykırışlarıyla!
Evet elleri yoktur, ayakları yoktur onun; sakattır! Suskundur ama dilsiz de değildir; susuyorsa insanları çocukları kadar sevdiğindendir, yoksa bir bağırırsa yırtılır Boğaz'ı, tüm gemileri bir anda yutuverir! İstese İstanbul, tüm evleri bir anda yıkar, devirir tüm ağaçları, yutar Karadeniz’i, içer, bitirir Ege’yi. İstanbul bir kızdı mı, unutur kızlığını, dişiliğinden sıyrılıp cengâver bir savaşçı olur, saldırır. Şizofreni Yalnız Oynanmaz