Sorgulatan düşüncesi, iletişimselliği ,her şeyi inceleyen yapılı, hafif Fransızca, hafif İspanyolca, ilerlemiş İngilizcesi, kafa karıştırıcı Rusçası, akılları oynatan Almancası olan birisi
I turn my attention first two something different girls at the table to my left, who are mostly focusing on smartphones instead of each other. Between bout of texting, they flip their phone facedown on the table. This is it seems, pointless gesture - they've picked them backup thirty seconds.
Einstein evrenin bir sonraki evreni var edecek zekâyı yaratmak için var olduğuna karar verdi. Evrenin yazılımı. Bu varlığın son hamlesi. Işık olsun.!(yehi or!)
Büyük Çöküş olduğunda büyük evren bilgisayarı, yeni bir patlama yaratarak, her şeyi yeniden yaratabilecek. Her şeyin, evrenin bile amacı Tanrıyı yaratmaktır, bizse o amaca hizmet eden amaçlarız
Sanki sıcak bir bal banyosunun içine girmiş gibiydi. Duyuları yenilenmiş, sanki sezgileri artmışdı. Saçının kokusu yoğunlaşmış, gözlerindeki altın rengi koyulaşmış, derisine dokunuşu yumuşamış, vücudunun ısısı artmış ve tadı daha da lezzetli hale gəlmişti. Dağlar, göl, renkler, soğuk, ışık, her şey kaybolmuş, her şey a ânın yoğunluğu içinde uçup gitmişti.