Her doğum yeni bir hayat başlatmazdı. Bazen bir doğum, yeryüzünün görüp göreceği en büyük savaşı başlatırdı. Ve o savaş, yalnızca taht için değil, kalp için de verilirdi.
“Yıldızım.” Dedi gözyaşlarıma dokunarak. “Yüzyıllık bir karamsarlığa direnerek parladın. Bir anlığına bile sönmedi senin ışığın. Sen felaket değilsin, olabilecek en mucizevi doğa olayısın belki de. İki eli de kontrolsüzce akan yaşları silmek için yüzüme dokundu. “Ağlama,” dedi daha sert bir şekilde. “Tüm gökyüzünü yere indirmek istiyorum.”