Temuçin, bozkırlarda aralıksız süren savaş ve karmaşadan uzak sakin bir hayat kurmaya çalışmasına rağmen Merkit akıncıları ona böyle bir hayatın imkansız olduğunu göstermişlerdi. Yağmacıların insafına kalmış yoksul bir sürgün hayatı yaşamamak için bozkır savaşçılarının içinde kendi yerini belirlemeli ve bunu için savaşmalıydı; şimdiye kadar içinde bulunmaktan kaçındığı ve sürekli savaş halinde olduğu sert bir oyuna katılacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Afrodit topal zanaat tanrısı Hephaistos'la evliydi ama mutlu bir evlilikleri yoktu. Savaç tanrısı Ares'le sevgili oldu ve güneş tanrısı Helios onları birlikte olurken görüp Hephaistos'a anlattı. Hephaistos demircilik becerilerini kullanarak görünmez, sapasağlam bir ağ tasarladı ve bunu yatağın üzerine astı; sevgililer yatağa uzağında ağ üzerlerine indi ve ikiliyi iş üstündeyken hapsetti. Bunun üzerine Hephaistos rezil olan çifti gelip görmeleri için tüm tanrı ve tanrıçaları davet etti. Tanrıçalar uzak durdu ama Posedion, Hermes ve Apollo tereddüt etmeden geldi. Mutsuz çiftle alay ettiler. Apollo ve Hermes, Afrodit'le birlikte olmak için bu şekilde kapana kısılmaya değeceğini kabul etti. Posedion en sonunda Ares'in ceza ödemesi koşuluyla sevgilileri serbest bırakması için Hephaistos'u ikna etti.
Muharabenin sonu yaklaşırken Bizans Ordusu, Türk Gulamlarının amansız saldırıları ve atlı okçuların devam eden vur-kaç saldırları altında tamamen çözülmüş haldeydi. Bizans tarafında kaos ve kargaşa hüküm sürüyordu . Bizans tarihçisi Michael Attaleiates yaşananları kayıt ederken "Herkes kan ter içindeydi. Büyük bir korku dalgası hüküm sürüyordu. Toz bulutları içinde etrafımızda dolaşan Türkler adeta bir deprem gürlemesi gibi ses çıkarıyorlardı." cümlelerini yazacaktı.
Yaşamak, sadece bir kısa an yaşamaktır. Ölüm ise, kainatın ebediliğinde, hatıralarda ve gönüllerde yüzyıllarca yaşamak, yahut hatıralardan ve gönüllerden de silindikten sonra sonsuzlukta sonuna kadar yaşamakta devam etmektir.