"Para, kiminin gözünde sabaha kadar yiyip içip eğlendiği bir gece, kiminin gözünde de çoktandır ödeyemediği ev kirasıydı. Kimileri için bütün bir ay boyunca karnını doyurmak anlamına geliyordu. Kimileri içinse her gece batakhanelerde fahişelere yedirmek. Birileri kumarda kaybedecekti onu, yarışta, borsada; birileri de yatağının altına saklayacaktı."
"Bir kadını görebilmek için dört kat merdiven çıkmalı insan, kalbi deli gibi çarparak kapısının ziline basmalı. Ama onu evde bulamamalı, boşu boşuna gelmiş olmalı. Ve ancak hayal kırıklığı içinde merdivenlerden inerken anlamalı onu sevdiğini."
"Tüm bunlar rüya olsa gerek. Paramparça, yaralar içinde bir hastane yatağında yatıyorum ve sen, sesin, bu oda, hepsi son anlarımdaki sayıklamalar sadece."