Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Buradaki temmuz dünyanın bütün temmuzlarından sıcaktı... Vaktiyle peygamberler mi çölden geçmişler, çölden geçenlere mi peygamber demişler? Kendi kendime bunu düşünüyordum."
"Yine kumlar üstünde isimsiz ölüler ve geçici mezarlar bıraktık. Zaten bütün savaşlarımızın kaderi bu değil mi? Daima yabancılar bizden çok ve biz yabancılardan cesuruz."
"İngilizler gayet güçlü, bizden birkaç kez daha üstündü. Fakat beni en çok üzen nedir, biliyor musun? İngilizler refah içinde, biz değiliz. Onlar sağlam, iklime göre yapılmış giysileriyle, her gün tam istihkak alan, seri ve güzel atlarıyla, gereksiz ölümler için ön saflara atılmış sömürge askerleriyle geliyorlar. Biz bazen kış, bazen yaz giysileri giyiyoruz. Atlarımız zayıf, sayımız az ve her ölen neferi yüreğimizden veriyoruz. Ölen, eskiyen, yırtılan her şey canımızdan, memleketimizden bir şey. İngilizler böyle mi? Hiçbir ziyan yok ki biz kolayca telafi edelim ve onlar telafi etmesinler."