Şükrullah YAVUZER

Şükrullah YAVUZER
@YAVUZERVan
Eğitim Yöneticisi
Yüksek Lisans
Van
Başkale
36 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
EY İNSAN
‎İnsanların beyinlerinde pranga ‎Yüreklerinde kelepçe ‎Ey köhne zaman! ‎Ey suskun Halepçe! ‎Ey ölüm kokan Hocalı! ‎Ey Ümmetin yetimi Gazze! ‎ ‎Ey mazlum Bosna! ‎Ey masmavi Sema! ‎Ey berrak su! ‎Ey humus ve Hama! ‎Ey sütunsuz gökyüzü! ‎Ey Sabra ve Şatilla! ‎ ‎Suyun buharlaşması gibi ‎Bir kuşun derin bir maviliye ‎Uçması gibi ‎Kayboldu gözlerden insanlık ‎Yok oldu merhamet ‎Kör, sağır ve dilsiz Adalet ‎Revaçta mal, mülk, ‎Makam ve şöhret, ‎Kokuşmuş çağdaşlık ‎Çırılçıplak medeniyet. ‎Yanaklarda Judas'ın öpücüğü! ‎Son pişmanlık, ‎Erguvan ağacı ve ihanet... ‎ ‎Sırtını ümmete dönmüş ‎Küskün mahzun Hanzala
Reklam
Çocukluğum
Kekik kokulu baharlar getir bana ‎Çocukluğumun diyarından ‎Getir o eşsiz zamanları ‎Avluda yükselen çocuk gülüşüm olsun ‎Yıldızları seyrettiğim küçük pencerem ‎Patika yollarda ayak izlerim olsun Geceye göz kırparken yıldızlar ‎Annemin dizlerini getir bana ‎Uykuya yenik düşsün gözlerim ‎Güz rüzgarları getir ‎Gün batımı kızıllığında ‎İçinde çocukluğum ‎Biraz da annemin sesi olsun ‎Bir akşam getir bana ‎Eylül hüznünde ‎Buram buram babam koksun Şükrullah YAVUZER
Hüzün Yurdu
Yorgun, semaha duran güneş,  ‎Firuze akşamların serin demlerinde.  ‎Dilimde yağmurlu, solgun kelimeler, ‎Sonbahar, hüzün yurdudur belki de.  ‎Şiirler yazmak isterdim bahara eş ‎Kavs-ı kuzeh renklerinde, ‎Yağız atların soğuk terleri gibi rüzgar.  ‎Pencereme konmuş bir sabır kuşu, ‎Ne kışa darılır ne çıplak ağaçlara küser. ‎Karanlığı yırtan bir şiir gibi, ‎Umutla rengin baharı bekler. Şükrullah YAVUZER
Senden Geriye
‎ ‎Akşamın en dingin saatinde ‎Sana yağmurlu ‎Bir sonbahar şiiri okuyorum ‎Gök ağlamaklı ‎Ağaçlar ölüm renginde ‎Sen yoktun işte ‎Kumlar öptü ayaklarımdan ‎Rüzgar taradı saçlarımı ‎Deniz okşadı ruhumu ‎Senden geriye ‎Eylül hüznünde ‎Kurumuş bir gül ‎Ve Uzunca bir Ah kaldı ‎İçimin derinliğinde... ‎ 18.10.2025 ‎ Şükrullah YAVUZER
Güneşin Gözyaşları
‎En muhteşem saatinde akşamın ‎Aklımda gülüşünde güller açan ‎bir kadın ‎Başımda kavak yelleri ‎Ha yağdı ha yağacak ‎Kararsız bulutlar gibi gözlerim ‎ ‎Dağları aşarak gelmişim ‎Deniz görmemiş çocuğum ‎Tanımam balıkları ‎Unutulmuş bir şarkı gibiyim ‎Kim bilir kaç asırlık bu yalnızlığım ‎ ‎Dilimde söylenmemiş bir türkü ‎Boğazımda koca bir düğüm ‎Aklımda Ay gibi yüzün ‎Bu yüzdendir küçüğüm ‎Bu yüzdendir geceye düşkünlüğüm. ‎ ‎Neden yalnızsın diye sorma ‎Şairler tenhada yazar bilirsin ‎Şiirler kuytularda demlenir ‎Kızıl güller yetiştirdi ateşlerde İbrahim ‎ ‎Gençlik hızlı akan bir nehir ‎Yazıyorum ama kâr etmiyor ‎Artık Ne yazı ne şiir ‎Üstüne ölü toprağı serilmiş gibi ‎Sessiz ve karanlık bu şehir... ‎
Reklam