Oyuncak sepetimde ya da karşı arsada, şuralarda bir yerde çocukluğum olacak. Anne, anne, anne sen gördün mü?
Siyah Beyaz (Film)

https://www.youtube.com/watch?v=9IUxPcN5QU8

Mathemazel, bir alıntı ekledi.
18 May 14:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kendi çocukluğum aklıma geldi,üstelik kızım da !
ikisi kaza eseri üçüncüsü kasıtlı olan, İskenderiye Kütüphanesi’nin üç yangınını duymam veya okumam kaçınılmazdı. Dokuz yaşımda bunu öğrenince, ağladım. Ne tuhaf bir çocuktum.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 10 - Epub ithaki)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 10 - Epub ithaki)
Yasin INSEL, bir alıntı ekledi.
18 May 10:32

Çocukluğumu kaybetmenin yasını tutmuyorum; çocukluğum da dahil, kaybım olan her şeyin yasını tutuyorum.

Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu, Fernando Pessoa (Sayfa 43)Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu, Fernando Pessoa (Sayfa 43)
sibel sürücü, bir alıntı ekledi.
18 May 09:33 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar... O zaman da, ağaçla da konuşmaya razı olur."

Çocukluğum, Maksim GorkiÇocukluğum, Maksim Gorki
mehmet pak, Ekmeğimi Kazanırken'i inceledi.
17 May 22:40 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

İşçi sınıfının kanını emen bir proleter devrim korkusuyla tir tir titreyen pek sevgili burjuvazi , devrimci saflardan kopan işçi sınıfına sırtını dönen sol Liberaller , uzlaşmaz iki sınıfından biri olan burjuvazinin atadığı sendikacı ,gençliğinde solculuk oynayıp biraz kocayınca soluğu yurt dışında alıp devrimci klasikler okuyarak devrimcilik oynamayı bile beceremeyen abilerim, '' Barış ve kardeşlik '' sloganlarıyla kandırılan hümanistler ( sadece halklar barışır ) emperyalizmin tehlikeli oyunlarından birine alet olan sınıf bilincinden yoksun Feministler, sınıfın içinden çıkmamış , işçi sınıfına yabancı olup önderlik üstlenmeye çalışan aydınlar, sistemin şakşakçılığını ve kuyrukçuluğunu yapmada sınırları aşmış , ''onur '' yoksulluğundaki yarışta pisliğe batmış yandaş burjuva medyası, bir burjuva devrimi olan Cumhuriyeti anlayamamış Statikocu sosyal demokratlar ve burjuva sosyalistleri , işçi ve emekçi kitleleri ayrıştırmada fitürsuzlaşmış '' din ' i kullanarak birliğe engel olan yobazlar,en büyük bölünmenin Milliyetçilik olduğunu anlaması imkansız olan Türk ve Kürt milliyetçileri , parlementodan medet uman kendileri için mücadele eden kitleye sırtını dönmekle yetinmeyip bir de düşman ilan etmiş işçi yığınları , işçinin alın terini taşerona peşkeş çekmiş devlet büyükleri ,sermayenin tetikçiliğini yapmakta acımasız olan oligarşi ,kutsallaştırılmış değerlerin gözlerini kör ettiği kendinden başka hiç kimseye yaşam hakkı tanımayan faşistler alayınıza Gorki 'nin selamını getirdim.

'' Yeryüzündeki bütün gerici kuvvetlerin ,barış ve milli bağımsızlık düşmanlarının, faşistlerin ve her çeşit yalancı , düzmece demokratların en korktukları yazarlardan biri de Gorki 'dir. Neden ? Çünkü Marxim Gorki yalnız kendi halkına değil ,bütün halklara yurtlarını ,hürriyeti ,barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir.Çünkü o, insanın, insanlığın geleceğinden güzel günler göreceğinden emindir.Çünkü o, emekçi insanı , koluyla, kafasıyla çalışan insanı, yeryüzünün gerçek biricik efendisi sayar. Gorki insanlar yaşadıkça yaşayacaktır.Çünkü yeryüzünün en büyük şairdir. ''

28 Mart 1868 de doğan , 18 Haziran 1936 'da vefat eden Maksim Gorki 'nin hayatını anlatan üç kitaptan ( Çocukluğum ve Benim Üniversitelerim )ikincisidir Ekmeğimi Kazanırken eseri. Gorki 'yi biraz okuyup ve hayatını araştıran arkadaşlar biriler ki Gorki 'nin oluşturduğu karekterlerin hiç biri kendisine yabancı değildir. Hayatının her alanında işçi sınıfı için mücadele etmiş ve bedeller ödemiş olan sosyalist yazarımızı okudukça daha çok sevmeye başlıyorum. Her sayfa da evet anlatılan benim hikayemdir diyebiliyorum.Otobiyografik bir eser olan Ekmeğimi kazanırken Çarlık Rusyasın da burjuvazinin yaşamını anlatırken , emekçi kitlelerin burjavazinin gözündeki yerini bütün çıplaklığıyla gösterebiliyor. Tartışmacı ( bazen ) bir anlatımla Gorki Karakterleri kavgaya tutuştururken ,bu tartışmalarda karşımıza en çok din ve Tanrı kavramları çıkıyor. Dinin insanları nasıl bir baskı altına aldığını eleştirisel bir anlatım tarzıyla sunan Gorki'nin en sevdiğim yönü ise doğallığı ve sıcaklığıdır. Gorki 'yi okurken sadece kendi hayatını değil aynı zamanda yaşadığı yüzyılın işçi sınıfını, sınıfın çürümüşlüğünü, kapitalizmin işçi ve emekçi kitlelerini nasıl yozlaştırdığını da görebiliyoruz. Ana eserinde işçi sınıfının devrimci mücadelesinden kesitler sunan Gorki Bu kitabında işçinin yaşamak için çalışmak zorunda oluşunu, ayakkabı çıraklığından, ormanlara, ormanlardan gemilere, ikon atölyesinden,tezgahtarlığa kadar oldukça ağır işlerde hayata tutunmaya çalışır .Ormandaki doğa tasvirleri resmen mest etti beni.Yaşam alanlarına düşman olanların pervasızca saldırganlaştığı şu dönemlerde , yaşam alanlarının güzelliğini ,her haldeki bir süre sonra sadece kitaplardan okumakla yetineceğiz.


Gorki kitaplar ile tanışır ve kitaplara aşık olur .Okur , okur daha çok okumak ister ama burjuvazi emekçi kitlelerin okuyup bilinçlenmesini istemez. Her fırsatta kitaplardan uzaklaştırılmak istenilen Gorki 'nin en büyük destekçisi Terzinin hanımıdır. Evet korkuyor burjuvazi okuyan insandan en çok ta onlardan korkuyor. Bu korkunun ne kadar büyük bir korku olduğunu bu eserde her fırsatta sunmak istemiştir Gorki. Yazılacak o kadar çok şey var ki bu eser hakkında ağrıyan dişim toparlamama müsaade etmiyor maalesef.

Kendimize ve emeğimize yabancılaştırılmakta sınırları aştığımız bu dönemlerde
'' anlatılan sizin hikayenizdir '' deyip şiddetle okunmasını tavsiye ediyorum.