Özgürlük, başkalarının kötülüğüne sebebiyet vermeden, bireyin iyi olmasıdır. Her birey, kendi sağlığından, bedeninden, zihninden ve ruhundan sorumludur. Her bireyin istediği gibi yaşamasına izin verilmesi, bireyleri topluma uymaya zorlamaktan daha hayırlıdır.
Bir ülke olan özgürlüğün, insanlığın henüz tartışmayı bilmediği bir ortamda uygulanıp uygulanamayacağı meçhuldür. Eğer durum böyleyse, toplumun başındaki Ekber`e veya Charlemagne'e inanmasından başka bir çaresi yoktur.
Ahlaki yargıları belirleyen şey, insanların sosyal ve anti sosyal dürtüleri olabilir, bazen de kıskançlıkları ya da hasetleri, kibirleri ya da gururları olabilir. Ancak en önemli faktörlerden biri, kişilerin arzuları ve korkularıdır, yani meşru ve gayrimeşru bireysel çıkarlarıdır.
Gelenekler insan ürünü olsalar da sanki insan doğasının bir niteliğiymiş gibi algılanırlar. Gelenekler, insanlığın birbirine empoze ettiği davranış kurallarının çiğnenmesinin önüne etkili bir şekilde geçerler.