Kelimelere nereden başlayacağımı bilmiyorum, kitap o kadar güzel ve o kadar yaralayıcıydı ki... İlk başta sadece kocasının ani kayboluşuyla yola çıkan bir kadın okuyacağımı düşünürken altından muazzam ve derinlikli hikayelerin çıkacağı, karakterlerin bu kadar detaylı ve ilmek ilmek işleneceğini hiç tahmin etmedim. Bir eve tıkılmış kalmış, o evden hiç çıkamamış bir avuç insan ve Eyüp... Kendini kurtarmış mı? Yoksa sadece mekanı değiştirse de ruhu yaralı mı kalmış... Müesser, Veysel, Perihan, hatta Bülent ve Bünyamin. Hepsinin ayrı yerlerdeki yaraları benliklerine farklı zuhur ederken biz okuyucu da hikaye ilerledikçe o yaralarla tanışıyoruz.
Çok akıcı ve etkileyici bir kitaptı, bir solukta okudum. Bu seneye kesinlikle damgasını vuran bir roman okuduklarım arasında... Herkese öneririm.