Dünya değişti, bunu suda hissediyorum. toprakta hissediyorum. havada kokusunu alıyorum. bir zamanlar var olan, kayboldu. hatırlayanların hiçbiri artık yaşamıyor.
Kendi karakterim diyebileceğim bir şeyi aslında gizliden gizliye sevdiğim, sevmeye devam etmek istediğim halde bunu kendi üzerimde somutlaştırmak korku verici. İnsanların onayladığı bir kız olmak istiyorum hep. Bir sürü kişiyle bir araya gelince hemen nasıl da dalkavuklaşıyorum. Ağzıma almak bile istemediğim sözleri, kendi hislerimden çok uzak şeyleri yalandan söyleyip duruyorum. İşime böyle geleceği için, işime geleceğini düşündüğüm için. Bundan hiç hoşlanmıyorum. Bir an önce şu ahlak kurallarının baştan aşağı değişeceği gün gelse keşke. Bu dalkavukluktan da kendi iyiliğim yerine, başkalarının görüşleri için yaşamaktan da kurtulurdum böylece.
Benden kitap okumayı çekip alsalar, bu deneyimsiz halimle mahvolurdum herhalde. Kitaplarda yazılanlara bu kadar bağımlıyım işte. Bir kitap okur okumaz hemen o kitaba kapılır, güvenir, kitapla özdeşleşir, hayatımla o kitap arasında ilişki kurarım. Yine başka bir kitap okuyunca yüz seksen derece dönüp bu yeni kitaba bağlanırım.
Mavi bir göl gibi gözler. Yeşil çimlere uzanmış, gökyüzünü seyrederken, arada bir yukarıda süzülen bulutları yansıtan gözler. Kuşların gölgelerini bile en ince ayrıntısına kadar yansıtan. Bir sürü güzel gözlü insanla tanışmak istiyorum.