Gece iki.
Saat ilerliyor ama içimde zaman durmuş gibi.
Yastığın en uzak köşesine kıvrılmışım,
sanki dünyadan biraz daha uzaklaşırsam
canım daha az yanacak.
Odanın içinde bir sessizlik var,
ama içimde binlerce cümle bağırıyor.
Söylenmemiş sözler,
yarım kalmış hayaller,
ve bir türlü kapanmayan yaralar…
Kalbimde bir ağrı var
dokunsam kırılacak gibi.
İnsan kendi kalbinin sesini
bu kadar net duyunca
anlıyor bazen
ne kadar yalnız olduğunu.
Bir damla düşüyor gözümden,
sonra bir tane daha.
Kimse bilmiyor.
Kimse duymuyor.
Belki de
bazı acılar zaten
kimse duymasın diye gelir.