Bilinmez şeylerin izini sürmekten haz duyar ellerim,
Ve ayrılır o bilindik ve bayağı yoldan,
Ne de solmuş ipekler içinde yazar şiirini
Eşsiz bir gül hayal meyal.
Nasıl da düştük! Yersiz kurallar yüzünden,
Doğanın değilde eğitimin soytarıları sebebi;
Mahrum kılınmış bütün gelişmelerden zihnimiz,
Körelmemizdi beklenen, buydu planlanan;
Ve birisi yükselirse sıyrılıp diğerlerinden,
Daha kızgın bir hevesle bastırılır tutkusu,
Öylesine güçlüdür ki bize karşı olan taraf,
Korkumuz yenemez başarma umudumuz,
Çünkü bir sanatçının aklındaki eseri bütünüyle, eksiksiz bir biçimde ortaya koyması olağanüstü bir iştir ve Shakespeare'inki gibi yoğunlaşmış, berrak bir zihin gerektirir.
Kadınlar yüzyıllar boyunca erkekleri, olduklarının iki katı büyüklüğünde gösteren sihre ve enfes güce sahip aynalar gibiydiler. Bu güç olmasaydı muhtemelen yeryüzü hala bataklık ve balta girmemiş ormanlarla kaplı olacaktı.
Bir cinsiyetin mensupları güven ve refah içindeyken diğer cinsiyetten olanların yoksulluk ve güvensizlik yaşadıklarını... Geleneklerin olduğu ve olmadığı durumların yazarın zihnini nasıl etkilediğini düşündüm.