“Örneğin sağlıklı bir kişi ontolojik güvenliğini yitirmemişse Godot’yu bekleyemez. Böyle birisi varoluşsal olarak güvenli bir insandır.kendisini gerçek, canlı ve bütüncül olarak ve sağlam bir benlikle karşılayabilir. Örneğin Shakespeare’in kahramanları, canlı ve bütün oldukları için, şüphelere boğulmuş ya da çatışmalarla yıpranmış da olsalar, Godot’yu bekleyemezler.
Kafka’nın kahramanlarıysa Godot’yu bekleyebilirler. Çünkü Godot’yu beklemek için gereken koşullara sahiptirler. Taahhütsüz ve isteksizdirler; güç, güzellik, aşk, espiri, gururla hiç bir ilişkileri yoktur. Canlı olduklarını hissetmeksizin yaşamayı sürdürürler
Bir mümin Godot’yu bekleyebilir mi?
Dünyaya inanan bir kişi Godot’yu bekleyemez. Dünya bütünlüğünün bir düzen olduğuna inanan bir kişi Godot’yu bekleyemez.
Alber Einstein Godot’yu bekleyebilir mi?
Einstein gibi yaşadığı ana müdahale edebilen ve geleceğe yönelik projeleri olan birisi Godot’yu bekleyemez. Böyle bir kişinin Godot’yu beklemek içingereken düzeyde boşluk duygusuna be can sıkıntısına sahip olması olanaklı değildir.
Godot’yu bekleyecek kişi varoluşunu sorgulayacak, ona şüpheyle bakabilecek bir bilince sahip olmalıdır. Dünyaya ya da Tanrı’ya güçlü bir inançla sahip olmamalıdır. Aşık olmamalıdır. Kendini verebileceği bir uğraşı olmalıdır.”
Psikeart, sayı 63