Bir yaz gecesi dinginliğini özlüyorum, bana hiçbir gıcığı olmayacak bir yaz gecesini... Ve her gün "gitmek mi zor kalmak mı zor" teranesini yinelemek tüm tinsel ve maddi dengemi bozuyor. Midelerim gözlerim başlarım yüreklerim ağrıyor. Olması gerektiğinden biraz daha fazla tedirgin biri olduğumu sanıyorum.
geçmişin peşine yalnızca düşlerle düşülebilir sanıyorum, uyanınca, bir bir sözcüklere dökülünce iç sesiyle, karanlık imgeleri. ve ben de böyle yapıyorum, sanki yüzyıllardır... öyle korkunç bir otoanaliz ki bu artık her şeyi bilmek bir bıkkınlık veriyor, sıyrılmak istiyorum bu iç ve dış kuşatılmışlıktan, anlamlandırılmadan, dile getirmeden, dilden götürmeden... olmuyor! herkes sözcüklere doğuyor, içlerinde yaşıyor, olanlarla yapılanıyor.
yaşama kendilerine eklemeye, her şeyi her şeyi ele geçirmeye, kendilerine katlamaya çalışıyor buradaki insanlar, izlerse kör topal yaşama eklemlenmeye çalışıyoruz. arada ayrım yok mu hiç? develer de güdülmüyor diyardan da gidilmiyor.