Mutlulukmuş… Nedir peki bu? Arzular acı vericidir, değil mi? O zaman apaçık: Mutluluk, hiçbir arzunun olmaması demektir, en ufak bir arzunun… Bugüne kadar mutluluğun önüne artı koyarken mutlak mutluluğa ise eksi, hem de ilahi bir eksi koymuş olmamız nasıl da büyük bir hata, nasıl anlamsız bir önyargı.
Acaba dünya -bizim dünyamız- hâlâ dönüyor mu? Yoksa bu yalnızca bir süredurum hali mi ve jeneratör artık kapatılmışsa da çarklar biraz daha uğuldamayı sürdürecek, iki kez, üç kez daha dönüp dördüncüde kalacak mı?..
Aşırı devir yapmaya zorlanmış bir makine gibiyim; mil yatakları iyice kızışmış durumda, eriyen metal bir dakika sonra damlamaya başlayacak ve her şey mahvolup gidecek! Haydi çabuk, soğuk su getirin, mantık getirin! Kova kova su döküyorum, ama mantık kızgın yatakların üzerine değdiği gibi fosluyor, ele avuca gelmez beyaz buharlar halinde havaya karışıyor.