İnsanların vahye ve nebevi ögretiye olan ihtiyaçlarının bir diğer yönünü de şöyle ifade edebiliriz: Peygamberler insanların uzun zaman ve tecrübe ile belki elde edebilecekleri bilgileri net bir şekilde zahmetsizce insanlara kazandırır. Peygamber vücuda yararlı ve zararlı yiyecekleri, asırlar geçtikten sonra ancak ulaşabilecek bazı tedavileri, fiziki ve kimyevi bazı konuları, kâinatın işleyişini, Ayı'n, Güneş'in ve yıldızların hikmetlerini anlaşılır ve net bir şekilde izah etmişlerdir. Bu itibarla, kaynağını Yüce Allah'ın nihayetsiz ilminden alan nebevi ögretinin bu yönü insanlığın ufkunu teknolojik anlamda da genişletmiş, insana ilham vermiş ve insanlığın düşünce dünyasının sınırlarını insanlığın tecrübe ve çalışma ile kat edemeyeceği bir şekilde genişletmiştir. Bu sebeple peygamberlik müessesesi ve peygambere karşı konulan inkârcı tavır, insanlığın dünyada ve ahirette telafi edilemez pek çok zarara maruz kalmasının sebebidir. Bu yüzden insanlığın manevi ihtiyaçlarını ideal boyutta karşılayabilmesi, ancak fıtrata hitap eden İslam'a dönmesiyle mümkündür.