Lev Tolstoy’un Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır adlı eseri, yazarın ahlaki ve manevi düşüncelerini sade ama derinlikli bir anlatımla yansıtan etkileyici bir hikâyedir. Kısa olmasına rağmen insanın inanç, acı ve merhamet yolculuğunu güçlü bir şekilde ele alır.
Eserin merkezinde yer alan ayakkabıcı Martin Avdeyiç, yaşadığı büyük kayıplar nedeniyle hayata ve Tanrı’ya küsmüş bir karakterdir. Tolstoy, bu karakter üzerinden insanın acı karşısında nasıl savrulabileceğini, fakat aynı zamanda sevgiyle nasıl yeniden ayağa kalkabileceğini gösterir. Martin’in İncil okumaya başlaması, hikâyenin kırılma noktasıdır; bu noktadan sonra karakterin iç dünyasında yavaş fakat kalıcı bir dönüşüm başlar.
Tolstoy’un en dikkat çekici başarısı, Tanrı kavramını soyut bir inanç olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine yerleştirmesidir. Hikâyede Tanrı, mucizevi bir şekilde değil; üşüyen bir ihtiyar, çaresiz bir anne ve barışa muhtaç insanlar aracılığıyla görünür. Bu yaklaşım, eserin temel mesajını açıkça ortaya koyar: Tanrı, sevginin ve iyiliğin olduğu yerdedir.