“Mühim olan varış değil, gidiştir. Mühim olan yolda olmaktır, nereye varacağım değil. Mühim olan yolun anbean keyfine varmak. Bu sırada kendini anlamak , kendinle yeniden yeniden tanışmak.Benliğinle kimliğini birbirinden ayırt edebilmek . Tıpkı Yunus’un da dediği gibi ; ilim ilim bilmektir , ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen , ya nice okumaktır .”
Eşlikçilerimiz olur varoluşumuza. Bakım verenlerimiz. Yanımızda yöremizde bizimle olanlar . Bazen olmayı tercih etmeyip yolunu ayıranlar . Biz her durumda o evdeyizdir kendimizle . Önümüzde , arkamızda hatta yanımızda yürüyenler olsa da bu yolculuk bizim yolculuğumuz . . .
“ Herkes kendi yolunu yürür.Senin yerine yolunu yürüyecek olmaz, demiş Rumi. Bu senin yolun ve yalnızsın . Etrafında onlarca sevdiğin olsa da kendi bedeninde yalnızca kendinle yaşarsın . Hayat iki nefes arasında bir yolculuk . İlk nefesten sonra eşlikçilerin olur , önce bakım verenlerin ,sonra yan yana , kol kola , omuz omuza yürüdüklerin . Her kişi kendi bedeniyle yol alır. Etrafındakiler sadece eşlik eder. Yol, yalnız yürüyenindir.”
“ Bir kahvenin tadını ,bir insan değiştirebilir. Berbat geçen bir günü, bir insanın yüzü güzelleştirebilir. Acı bir haberi , bir insan sesi hafifletebilir. Mutlu bir anı , bir insan daha mutlu kılabilir . İnsan insana lazımdır . Ama insan insana.” demiş Sabahattin Ali.