Örneğin Alaşehir- Buldan arasında yol alırken Nâzım Hikmet’in “İpek bir halıya benzeyen bu toprak” deyişini hatırlayabiliyor musunuz ?
O küçücük Buldan’a girdiğinizde , bu dokumacılar kasabasının sokaklarında dolaştığınızda Osmanlı medeniyetinin 18’inci asrından izleri fark edebiliyor musunuz ? Edremit ve Troya arasında her safhasıyla akan mitolojinin , eski Anadolu ve Ege efsanelerinin izini sürebiliyor musunuz ?