Gelecekte “mükemmel an” diye bir şey yoktur. Her nerede ve kimle olursan ol ve ne zaman olursa olsun, daima en mükemmel yerde, en mükemmel insanla, en mükemmel andasın. Yanlış yer, yanlış insan, yanlış zaman yoktur. Sen daima o anda tam ihtiyacın olan yerde ve zamandasın.
İnsanoğlundan başka hiçbir varlık varoluşu bu kadar reddedip iyi ve doğru zannettiği bir sıfatın maskesini takmaya kalkışmaz.
Peki bundan nasıl kurtulur insan?
Ünlü şairimiz Yunus Emre’nin de Taocu düşünce sisteminden fırlamış gibi olan “Sen doğru ol da! Varsın sanan eğri sansın. Lakin unutma ki sen kendini bir şey sanmadığın sürece, doğru insansın…” sözü adeta cevap niteliğindedir
“Başkalarının düşüncelerini hayatımızın odak noktası haline getirip yaşamımızı onların öngördüğü kalıplar çerçevesinde yaşamaya kalkarsak hayatımızın açık hava hapishanesinde yaşamaktan hiçbir farkı kalmaz.”
“Dünyayı ele geçirmek ve şekillendirmeye çalışmak…
Ben bilirim bunun imkansızlığını.
Çünkü kutsaldır dünya.
Ele avuca gelmez
El atan zarar verir ona
Elde tutmak isteyen kaybediverir.
Kimi zaman önden, bazen arkadan gider
Kimi zaman boğulur sıcaktan, donuverir soğuktan.
Kimi güçlü, kimi zayıf
Başaran da vardır, kaybeden de…
O yüzdendir ki uzak durur bilge
Aşırısından, fazlasından, ölçüsüzlükten.”