Sırrı Sakati cüneyd'e dedi ki: "İki gözüm nuru! Şimdiden sonra halka nasihat et." Cüneyd: "Ey dayı! Sen benim şeyhim ve mürşidimsin. Huzurunuzda söz söylemeye haya ederim" cevabını verdi. O gece Cüneyd Muhammed Mustafa (sav) Hazretlerini düşünde gördü. Buyurdu ki: "Ya Cüneyd! Sen benim ümmetlerime nasihat vermeğe layıksın. Ben sana düstur verdim. Vaz eyle. " Cüneyd uyandı. Sırrı sakati'nin yanına gidip rüyasını söylemeye vardı. Hazreti Sırrı onu gördü: "Ey kızkardeşimin oğlu ! Sen benim sözümle vaaz eylemedin, bari Muhammed Mustafa sav in sözüyle vaaz eyle" dedi. "Ey dayı ! Benim gördüğüm düşü ne bildin." "O gece ben de düşümde Hak Teala Hazretlerini gördüm: Ya Sırrı, kız kardeşinin oğlu Cüneyd senin sözünü ve meşayıhlar sözünü tutmadı, kullarıma nasihat vere. Artık, Muhammed Mustafa yı Cüneyd'in vaaz etmesini emretmeye vasıta kıldım dedi. " Bunun üzerine Cüneyd minbere çıktı. 40 kişiden az gelirse gine inerim dedi. Meşayıh ve ululardan kırk kişi hazır oldular. Hazreti Cüneyd mana deryasına daldı ve vaaza başladı. Kırk kişiden sekizi can verdi. Onların cenazesini götürdüler. Yirmi kişi dehşete düştü. Onlar da evini barkını terkedip, dağlara düştü.