·
Okunma
·
Beğeni
·
7,4bin
Gösterim
Adı:
Dîvân-ı Hikmet
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diyanet Vakfı Yayınları
Baskılar:
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Dîvân-ı Hikmet
416 syf.
·72 günde·10/10 puan
Bu kitabı Yesevî geleneğindeki ahlâk anlayışı konusunda genel bir çerçeve oluşturmak amacıyla okuma eylemine giriştim. Günümüze kadar ulaşan hikmetlerin incelenmesi neticesinde; yalnızca Hoca Ahmed Yesevî’ye ait hikmetlerin dışında, Yesevî dervişlerine ait hikmetlerin de zamanla aralarına karıştığı, bu nedenle daha çok Yesevîlik geleneği çerçevesinde bir değerlendirmenin yapılmasının daha uygun olacağı kanaatine vardım.

İslam, iman ve ibadetler yoluyla kişinin nefsindeki kötü ve bencil yönlerden arınmasını ve Allah’ın istediği güzel sıfatlarla donanmasını gaye edinmiştir. Bu arınma, kişinin diğer birey ve toplumlarla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi şeklinde davranışlarına yansır. Böylece tasavvufi eğitim ile kişilerin ahlaki açıdan kâmil bir seviyeye gelmesi sağlanır. Zira kabul gören bir anlayışa göre; güzel ahlakın en alt seviyesi, insanlara eziyet verecek şeyleri terk etmek, en üst derecesi de kendisine yapılan kötülüğe iyilikle cevap vermektir. İslam dünyasında nefsiyle yaptığı büyük cihadı kazanmış, böylece yüce bir ahlaka ulaşarak Allah’ın ve insanların sevgisine mazhar olmuş, asırlar sonrasına dahi ışık saçmaya devam eden Allah dostları var olagelmiştir. (Ark, Ü. (2016). Hukuk-Ahlak İlişkisi Bağlamında Divan-ı Hikmet. International Journal of Cultural and Social Studies (IntJCSS), 256-268.)

Bu Allah dostlarından birisi de hiç şüphe yok ki Hoca Ahmed Yesevî ve onun yetiştirmiş olduğu müritleridir. Yesevî ahlâkının temel gayesi, mutlak iyiye ve doğruya ulaşabilmek olduğu için öncelikle işe nefis terbiyesinden başlanmalıdır. Hikmet ahlâkı, işte bu nefsin terbiyesi sürecinden sonra, mantıksal ve vicdanî sorgulamalar neticesinde fiillerde ortaya çıkan içsel ve derûni yönlerle ilgilenmektedir. Hikmet felsefesi ile kişinin, “neyi, neden yapıyorum?” tarzı bir sorgulama içerisinde bulunması, ulaşacağı noktanın ahlâkîlik boyutunu konu edinir ve bu düşüncenin temeline de Allah inancının yerleştirilmesi gerekliliğini ortaya koyar. Bu hikmetli düşünce sistemi, Allah’ın yarattığı bütün mahlûkata karşı, hikmetli bir ahlâkî yaklaşım içerisinde bulunmanın, O’nun sevgisine ulaştıracak en önemli yol olduğunu insanlara anlatmaya çalışmaktadır. Eğer tutum ve davranışlarımızın gayesinde Allah’a ulaşmak olmazsa, bu noktada hakiki bir ahlâkî yaşamdan söz edilemez.

Söylenen hikmetlerin mana boyutunu gerçek anlamda idrak edebilmek için, bu geleneğin içerisine daha çok katılmanın gerekliliği de tabiki göz önünde bulundurulmalıdır. Benim yaptığım daha çok akademik çalışmalar üzerinden, tasavvufi hayatın nasıl yaşandığını tecrübe etmeden, genel bir gözlemden ibarettir.
520 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Özü Türk, sözü Türkçe Hoca Ahmet Yesevi'nin başlıca eseridir Divan-ı Hikmet. İçerisinde 252 adet divan bulunmaktadır. Ahmet Yesevi hazretleri divanlarında: dünyanın ve ötesinin hallerini, aşkını, fikrini ve hakikat olanı beyan, yalan olanları ise tenkit etmiştir. Ahir zamanı yaşadığımız şu günlerde Yesevi hazretleri ahir zamanın yalancı din adamlarını, sahtekarları adeta bir kılıç gibi doğru olandan ayırmış, insanın aslını ve vasfını yücelere taşımış bir hakikat aşığıdır.

Pir-i Türkistan Ahmet Yesevi geçimini tahta kaşık yaparak sağlamıştır. Gününü üç kısıma ayırmıştır yüce pir; Üç'de bir'lik kısmında ailesiyle ilgilenmiş, üçde bir'lik kısmında çalışmış, üç'de bir'lik kısmında ise talebe yetiştirmiştir. Tüm bu hayat meşgalesi içerisinde alnının teri ile çalışırken aynı zamanda tam 120.000 talebeyi de irşada gayret etmiştir. Pir-i Türkistan'a göre talebeleri kendilerinin evlatları ve Hakk'ın biricik emanetleridir. O'na göre talebenin verdiğini yemek, hediye ettiği hırkayı giymek haramdır. Aziz Kur'an'ın Yasin suresi 21. ayetinde "Sizden hiç bir ücret istemeyenlere uyun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir." buyurulduğu gibi yaşamıştır., Eliyle yaptığı tahta kaşıkları bineğinin heybesine doldurup pazara salmış, bir heybeden kaşığı alan kişinin diğer heybenin gözüne ücreti olan parayı koyması vesilesi ile ücretini tahsil etmiş. Kimsenin elinden ücreti de olsa para görmemiştir.

Türklerin büyük piri, asırlar sonra bizzat Türk'ler tarafından unutulmuş, yerine Türk düşmanı, Fars aşığı elitist hakikat simsarları geçmiştir. O simsarlar öyledir ki; Aşk'dan meşkden dem vururlar ama, gariplere uzaktırlar, müminlere yabancıdırlar, Türk'ün devleti Selçuklu'yu dahi haince yıkmaktan geri durmamış, Türklerin katledilmeleriyle mesut olmuş, Türk'ün beli kırıldıkça zevk naralarıyla çark etmişlerdir. İşte bu hal içerisinde görevimiz; Öz'ümüzde olanı, özümüzden gelen Pir-i Türkistan'ın hikmetleriyle aydınlatmak, din simsarlarını tarihin tozlu raflarına geri göndermektir. Keyifli ve feyzli okumalar dilerim.
520 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10 puan
Ahmed Yesevi’nin söylediği “hikmet” adlı şiirleri bir araya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitaptır.

Genel olarak dervişlik hakkında övgülerden bu dünyadan şikayetten cennet ve cehennem tasvirlerinden, peygamberin hayatından ve mucizelerinden bahsedilir. Dini ve ahlaki öğütler veren şiirlere de yer vermiştir. Hece ölçüsü olarak 4+3 ve 4+4+4 kullanılmıştır. Bu yapıtın ortaya çıkmasından bir süre sonra; İslamiyet göçebe Türk toplulukları arasında yayılmaya başlamıştır. Ahmet Yesevi’nin görüşleri Anadolu gizemciliğinin (tasavvuf) temelini oluşturur. Tasavvuf kültürünün temeli bu yapıttadır. Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş Veli, Haci Bayram Veli gibi mutasavvıfların düşüncelerinin kaynağı bu yapıttır.
656 syf.
·44 günde·Beğendi·Puan vermedi
Divan-ı Hikmet, 12. yüzyılda Ahmet Yesevi tarafından dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmış dini, tasavvufi ve öğretici bir eserdir.
Dörtlüklerin her birine "hikmet" adı verilmiştir.
Genel olarak dervişlik hakkında övgülerden bu dünyadan şikayetten,cennet ve cehennem tasvirlerinden, peygamberin hayatından ve mucizelerinden bahsedilir. Dini ve ahlaki öğütler veren şiirlerede yer vermiştir.
520 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
sen azadlık beratını versen kolay Rahmet derya katre damlasa, halim handan Feyzu fütuh dola versen canım kurban Günahımdan sana ağlayarak geldim ben işte HİKMET 152...
Ahmed Yesevi bizler için büyük bir âlim ama hikmetlerinin bazı yerleri çok güzel maalesef çeviri olunca ana dilindeki tadı vermiyor.. Ve kitap akmıyor. O yüzden yarım bıraktım.
Öncelikle kitabı hala okuyorum arkadaşlar fakat ben bu kitabın okudum bitti deyip rafa kaldırılacak bir eser olmadığını düşünüyorum yani yıllarca okuyorsunuz (: Bu eser hakkında inceleme yazısı yazmak ne kadar doğru olur bilmiyorum yani en azından ben kendimde o hakkı görmedim diyeyim, ve susayım. Kitabı okuyanlar anlamıştır duygu ve düşüncemi, okumayanlar ise okuyunca anlayacaktır (:
''Ya İlahım, aşkını salıp aşık et,
Yarın mahşerde aşıkları Allah yorar.
Aşık olsan, ey talib, minnet çek,
Yarın mahşerde aşıkları Allah yorar.''
Akıllı isen, gariplerin gönlünü avla,
Mustafa gibi yurdunu gezip yetim ara,
Dünyâya tapan soysuzlardan yüzünü çevir,
Yüz çevirerek deryâ olup taştım ben işte.
Ahir zaman şeyhi düzeltir dış görünüşünü
Zühd ve takva kılmayıp bozar iç âlemini
Keramet der gaflet uykusunda gördüklerini
Riya ile halka kendini satar dostlar !
Sünnet imiş, kâfir de olsa, verme zarar,
Gönlü katı, gönül inciticiden Allah şikâyetçi,
Allah şâhid, öyle kula 'Siccîn' hazır,
Âriflerden işitip bu sözü, söyledim ben işte.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dîvân-ı Hikmet
Sayfa sayısı:
608
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diyanet Vakfı Yayınları
Baskılar:
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Dîvân-ı Hikmet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0