Ömer Seyfettin'in yedi hikâyeden oluşan eserini okuma sebebim kitaba da ismini veren " Bahar ve Kelebekler" hikâyesidir. Yaşlı bir kadın ile torunu arasındaki kuşak çatışmasını batılı ve doğulu çatışmasını çok güzel aktarmış yazar. Kitapta en beğendiğim hikâye bu oldu. Kıskançlık hikayesinde çok şaşırttı bizi yazar. Teke Tek ise Türk askerini ve Kızılelmayı alması ile bize Türkçülük akımının izinden gittiğini gösteren bir hikâye olmuş. Bahar ve Kelebekler ile Teke Tek hikayesi mutlaka okunmalı.
"Er meydanında ölmek şerefine o layık mı ki..." dedi. Sonra arkadaşlarına dönerek ilave etti: "Artık ömrü oldukça eli silah tutmaz. Onu yatağa gömdüm. Dünyada yataktan daha azaplı bir mezar var mı?"
Bir savaşçı için harpten uzak yaşamak kadar acıklı bir şey yoktu. Ölmek, genç yaşında sakat kalmaktan çok iyiydi. Ölen savaşçı şan, şeref içinde ebedî istirahate çekilir, kolsuz, bacaksız kalan kahraman harp hasreti içinde ömrü oldukça bir cehennem azabıyla kıvranırdı.