" Dünya karmakarışık bir yerdir ve işler her zaman yolunda gitmez. Bulduklarımız bize bazı şeyler anlatıyor olabilir ama hiçbir zaman birinin nasıl hissettiğini,aklından neler geçirdiğini, ne istediğini ya da gerçekten kim olduğunu tamamen anlatmazlar.
Ve her şey aslında görünenden daha fazlasıdır, değil mi? Bu yüzden boşlukları doldurmak bize düşer. Masallar uydururuz, açık kalan yerleri kapatırız ve hikayeleri biz tamamlarız. Bulduğumuz şeyleri ait olduklarını sandığımız boşluklara koyarız."
Sırlar, sırlar ve daha çok sırlar. İlk kitap giriş olduğu için bunlar pek sorun olmamıştı fakat ikinci kitapta sırların giderek çoğalması ve tatmin edici bir açıklamaya sahip olmamaları bir yerde baydı. Özellikle Emilia'nin sürekli Öfke'den şüphe etmesi, bir öyle bir böyle davranması yeter dedirtti fakat yazar neyse ki sonlara doğru hikayeyi toparlamayi başarmış. Kızımız sonunda Öfke 'yi ve niyetlerini tam paket olarak kabul etti de rahat bir nefes alıp, üçüncü kitaba gelebildim.