@m.rise_ kalemini Av serisiyle tanımiş ve çok sevmiştim. Zamansız kitabı ise bambaşka güzeldi. Kurguya karakterlere, kitabın ilerleyişine ba-yıl-dım. Size kısaca kitaptan bahsedeyim.
Rose, New York'ta üniversite son sinif ögrencisidir. Ev arkadaşı Kalli ile iki günlük bir tatil için orman ve okyanusun iç içe geçtiği küçük bir kasabaya gitmişti. Bu tatilden sonra Bostan'a annesinin yanına gidecekti fakat
kendini bambaşka bir zamanda buldu.
Yazmayı seven Rose yeni kurgusunu oluşturmaya
başlamıştı. Tarih aşk olarak planladığı kurguda Falcon Sarpedon ve Black Nightingale baş karakteri olarak belliyken kadın karakteri bir türlü bulamıyordu. Çıktığı yürüyüşte arkadaşının sesini duyunca ona doğru giderken bir oyuktan düser ve kendini başka bir zamanda
bulur. Sürüklendiği bu zamanda kadın karakterin kendisi olacağını düşünmemişti.
Rose, düştüğü yerde karşısında başka bir döneme ait askerler görür ve onu kurgusunun kötü karakteri Lanetli Kral Blake Nightingale tutsak olarak götürürler. Bu yolculuk sırasında ona eşlik eden askerlerin lideri fazlasıyla gizemli, yüzü peçeyle kapal, gözleri donuk gri olan bu kişiye Gölge diyorlardı. Rose nederse desin kimse
ona inanmıyor, kaçma girişimleri sonuçsuz kalıyordu. Blake ile olan konuşmaları onu çelişkilere düşürürken, Gölge onun güvendiği, kendini rahat hissettiği kişiydi. Kaleye düzenlenen saldıri ve Rose'ye gelen mektupla
yaşananlar daha büyük bir kargaşanın habercisi oldu.
Öyle güzel bir kurgu okudum ki 600 sayfa ne ara bitti anlamadım. Gölge favorim derken Blake öyle bir şey yapıyordu ki offf sende harikasın derken buluyordum kendimi. iki karakterede düşüyorsunuz benden demesi. Yan karakterler ayrı renk katmış ve hepsini severek okudum. Veee canım yazarım öyle bir son yazmış ki..
şimdi ne olacak diyerek kapağı kapattım. @m.rise_