Kitap okuma sürecimde, her zaman eleştirel bir bakış açısını koruma eğilimindeyim. J. Payot'nun bu eserini okurken de tüm düşüncelerine katılmadığımı belirtmek isterim. Kitabın ilk bölümlerinde, insanın iradesini kontrol etmesinin önemi, bu kontrolün başarılara nasıl kapı aralayabileceği ve irademizi zayıflatan unsurların detaylı bir şekilde açıklanması hususlarına katıldığımı söylemeliyim. Özellikle, bu konuların yeterince anlaşılamamış olduğuna dair bir farkındalık yaratması açısından değerli bir eser olduğunu düşünüyorum.
Ancak kitabın ilerleyen sayfalarında, özellikle son bölümlerinde, yazarın Fransız milliyetçiliğinin etkisinde kaldığını ve 1914 savaşının yıkıcı etkilerinin, Alman karşıtlığına dayalı bir perspektifle yazıya yansıdığını gözlemledim. Bu durum, yazarın teorilerinin tarafsızlığını zedelerken, bilimsel objektiflikten uzaklaşmasına da yol açmaktadır. Ayrıca, bir noktada yazarın kendi düşünceleriyle çeliştiğini ve sıkça eleştirdiği konularda kendisinin de eksik kaldığını görmek mümkündür. Bu durum, yazarın psikoloji, sosyoloji, eğitim ve felsefe alanlarındaki eksik yönlerini açıkça ortaya koymaktadır.
Kitabın sonlarına doğru, yazarın tekrara düşmesi ve eleştiriye kapalı, Alman karşıtlığı üzerine kurulu düşünce sisteminin beni sıkmaya başladığını itiraf etmeliyim. Tüm bunlara rağmen, eser eleştirel bir gözle incelendiğinde önemli dersler çıkartılabilecek nitelikte. Keyifli okumalar dilerim..