Vehim, yalnızca bir hikâye anlatmıyor.
Görmezden gelinen, susturulan, üstü örtülen duyguların iç yüzünü aralıyor.
Bu romanda şiddet yalnızca fiziksel değil; kelimelerde, susuşlarda, bakışlarda saklı.
Bir kadının zihninde büyüyen korkunun, toplumun sessizliğiyle nasıl bir “vehim”e dönüştüğünü izliyoruz.
Vehim, okuru rahat bırakmak için yazılmadı.
Bazı sayfaları ağır, bazı cümleleri sarsıcı. Çünkü gerçek de öyle.
Bu kitap;
Kadına yönelik şiddeti, öfkeyi ve psikolojik kırılmayı romantize etmeden, süslemeden anlatma cesareti taşıyor.
Okurken bir yerde mutlaka kendinizi, bir tanıdığınızı ya da haber bültenlerinden aşina olduğunuz bir yüzü hatırlayacaksınız.
Vehim bir kurgu.
Ama maalesef çok tanıdık.