Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
238
Basım Tarihi:
Şubat 2026
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
ISBN:
9786258665321
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 17:33
Vehim.. Bir kitabı sevdiğimi en çok belirten şeylerden biridir belki de altını çizdiğim satırların çokluğu.. Kendi hayatımıza ve pek tabii yaralarımıza ortak bulduğumuzun kanıtıdır bu aslında.. Vehim, bir kadının yeniden varoluş yolculuğu bana göre. Yeter artık diyebilme sanatı belki de. Her şeye boyun eğen ve sessizliğe bürünen kimliğinden soyunması, güneşe gözleri kamaşmadan bakabilmesi yine de.. İlgin, tam da isminin anlamı gibi; ilgi çekici.. Çevresi tarafından hep parmakla gösterilen ancak asla belli bir yerde tutunamayan.. Fakat hepsinin bir sebebi var aslında. Kadın olmanın ağırlığını ona yaşatan yanlış adamlar.. Güvensiz, sevgisiz, şiddete uğramış ve kendi annesinden dâhi eleştiri yoluyla sürekli hırpalanan bir kadın İlgin. Hayatındaki travmaların sebebini okudukça ona daha çok sarılmak istiyoruz.. Bu kitapta bir kadının yeni bir sayfada hayata bakış mücadelesini okuyor ve tüm terapi seanslarıyla kendini iyileştirmesini izliyoruz.. Okurken son derece keyif aldım. Size de gönül rahatlığıyla tavsiye ederim zirâ yazarın anlatımı su gibi berrak, yalın Şimdiden keyifli okumalar dilerim
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
10/10
·
Beğendi
Bazı şeyler yüksek sesle başlamaz. Yavaşça yerleşir. Bir düşünce gibi, bir his gibi… Sonra fark etmeden hayatın tamamını kaplar. “Vehim”, bir kadının zihninde büyüyen kaygının, yalnızca bir ruh hâli değil; hayatın içinde birikenlerin sonucu olduğunu anlatır. İş yerlerinde normalleştirilen baskıları, ilişkilerde görünmez hâle gelen sınır ihlallerini, söylenemeyenleri ve yutulan cümleleri… Bu roman, panik ve kaygının kendisine değil; ona zemin hazırlayan günlük hayatın içindeki sessiz şiddete bakar. Güçlü olmanın beklendiği, dayanmanın normalleştirildiği bir dünyada, kadınların kendi içlerinde verdikleri mücadeleye tanıklık eder. “Vehim”, bir teşhis koymaz. Bir çözüm önermez. Sadece gösterir. Ve okuruna şunu fısıldar: “Bunu yaşayan bir tek sen değilsin.”
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 23:44
#vehim ”Vehim”, modern dünyanın “her zaman güçlü ve verimli olma” dayatmasına karşı sessiz ama sarsıcı bir başkaldırı niteliğinde. Kitap bize, insanın en büyük savaşının dış dünyayla değil, kendi zihnindeki o bitmek bilmeyen fısıltılarla olduğunu hatırlatıyor. İlgin’in hikayesi üzerinden okuduğumuz şey aslında hepimizin ortak yarası. Kendimizi başkalarının başarı kıstaslarıyla ölçerken kaybettiğimiz o öz şefkat. Roman, düşmenin değil, düştüğünü kabul edememenin insanı asıl yoran şey olduğunu kalbimize işliyor. Eserdeki anne figürü ve çevre baskısı, sevginin bazen nasıl bir “koşul” haline getirildiğini çarpıcı bir şekilde sergiliyor. “Eksik hissetmek bir ayıp değil, bir insani haktır” mesajı, satır aralarından usulca süzülüyor. Kitap, iyileşmenin yolunun mükemmelleşmekten değil, kırıklarımızı saklamayı bırakmaktan geçtiğini savunuyor. Duygusal sınırların ihlal edildiği bir dünyada, “hayır” diyebilmenin ve mesafe koymanın bir kopuş değil, bir hayatta kalma biçimi olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Tarık karakteriyle simgelenen “alan açma” kavramı, günümüz ilişkilerine dair çok kıymetli bir ders veriyor. Birini sevmek, onu onarmaya çalışmak değil; o onarılırken yanında sessizce durabilme sabrıdır. “Bazen insan sadece duruyordur” cümlesi, acele etmeye programlanmış zihinlerimiz için adeta bir nefes molası. Kitap, sevginin dönüştürücü gücünün ancak yargısız bir kabulle mümkün olabileceğini zarif bir dille anlatıyor. Finaldeki “Kalıntı” metaforu ise kitabın en ruha dokunan felsefesini özetliyor. İyileşmek, hafızanın silinmesi değil; geçmişin sesinin kısılmasıdır. Yaşadığımız sancılar birer hata değil, bugünkü bizi oluşturan kalıntılardır. “Vehim”, bizlere o kalıntıları utançla saklamak yerine, onları göğsümüzde birer tecrübe nişanı gibi taşımayı öğretiyor. Gerçek
1000k
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi
Romanın merkezinde İlgin adında, dışarıdan güçlü görünen ama iç dünyasında büyük fırtınalar kopan bir kadın var. Kitap, modern dünyanın her zaman verimli ve güçlü ol baskısı altında ezilen insanın, aslında en büyük savaşı kendi zihnindeki fısıltılarla verdiğini anlatıyor. İlgin; boşanmış, beyaz yakalı iş hayatında mobbinge maruz kalmış ve çevresindeki koşullu sevgi duvarları arasında sıkışmış bir karakter. Fiziksel ve ruhsal sınırlarının ihlal edildiği bir noktada, sessizliğe sığınmak yerine kendi sesini yeniden bulmaya çalışıyor. Bir kadının neden sustuğu; bunun bir pes ediş değil, bir yorgunluk eşiği olduğu vurgulanıyor. Tarık karakteri üzerinden, sevginin birini tamir etmek değil, o onarılırken yanında yargısızca durabilmek olduğu işleniyor. Kitabı okumak, insanın kendi kalbine ayna tutması gibi bir şey... Hani bazen Ben iyiyim dersin ama sırtında koca bir dünya taşıyormuşsun gibi hissedersin ya, işte Vehim tam o noktadan yakalıyor seni. Kitapta geçen Bir kadın neden susar?sorgulaması içimi acıttı. Anlatmaktan yorulup içine dönen, kelimeleri boğazında düğümlenen o kadını o kadar iyi tanıyoruz ki... Hepimiz bir dönem o sessizliğe sığınmadık mı? Geçmişi unutmaya çalışmak yerine, o kalıntılarla barışmayı öğütlemesi çok gerçekçi. Yani Hadi unutalım, her şey harika olacak diyen sahte kişisel gelişim kitapları gibi değil; Kırıklarınla da güzelsin ve bu şekilde de yola devam edebilirsin diyor. Eğer sen de bazen kendi sesini gürültünün içinde kaybediyorsan, hayır demenin bir kopuş değil hayatta kalma biçimi olduğunu hatırlamaya ihtiyacın varsa, bu kitap sana çok iyi gelecek bir dert ortağı gibi. Gerçekten kalbe dokunan, yalnız değilmişim dedirten bir yolculuk. Okumayı düşünüyorsan, yanına bir fincan kahve ve bolca mendil almanı öneririm; çünkü bazı satırlar doğrudan
1000Kitap
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
10/10
·238 syf.··
2026 5. kitabı
Vehim Kesinlikle her kadının içinde kendini göreceği, ortak yaralarımızı vurgulayan bir kitap olmuş. Kitaba başlarken daha sert, ağır bir dram beklemiştim ve okurken korktuğum kadar olmadığına karar vermiştim. Kitap bitince tekrar düşündüğümde aslında hiç de hak etmediğimiz, hatta dehşetle karşılamamız gereken durumları nasıl da normalleştirdiğimizi farkettim. Çünkü kadın olmak demek; hangi durum karşısında olursak olalım, dik durmak, kontrolü elden bırakmamak, toparlayıcı olmak, alttan almak, idare etmek, tavizler vermek, çoğu zaman sesini çıkarmamak ve sadece devam etmek gibi kabullenilmişti. Birçok kişinin, hatta kendimizin bile gözünde hayattaki rolümüz buydu. Ağlamanın, yardım istemenin, sevgi beklemenin, destek görmenin zayıflık görüldüğü bir iç savaştı kadın olmak. Bu eser de ruhumuzla bedenimiz arasında sıkışıp kalmışlığı ve ikisinin mücadelesini ortaya koymuş. İyileşme ümitleriyle, toz pembe cümlelerle doldurulmamış, ne olursa olsun hiçbir şeyin değişmez karamsarlığında da bırakılmamış, en gerçekçi haliyle sunulmuş bir hikaye. Özellikle son bölüm imza gibi bir kapanış. Kadın olmaktan ziyade insan olmayı vurgulayan, tertemiz bir bölüm. Pınar Pars
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 00:00
İlgin’in hikayesinde karşımıza çıkanlar aslında yalnızca kurgusal bir karakterin serüveni ya da bir hayal ürünü değil; benim, sizin, çevrenizdeki herhangi bir kadının ve dünyadaki milyonlarca kadının en az birini mutlaka yaşamış olduğu sarsıcı bir gerçeklik. Toplumsal beklentilerin dar kalıplarına sıkıştırılmış, aile içi sessiz savaşlarla yorulmuş ve görünmez bir baskı çemberinde nefes almaya çalışan binlerce kadının bastırılmış çığlığı İlgin’in şahsında adeta vücut buluyor; şiddetin bazen fiziksel, bazen sert bir bakışla, bazen ağır bir sessizlikle, bazen de üzerinizdeki sürekli denetleyen gözlerin gölgesiyle gelebileceğini en çıplak haliyle görüyoruz. Okurken, zamanla biriken o dilsiz haykırışların, içe atılan, ertelenen ve görmezden gelinen her duygunun ruhta ve bedende nasıl taşınması güç bir yüke dönüşerek insanı tükettiğine, susturulan her kelimenin açtığı derin hasarlara ve vehimin sürekli müdahale etmesine tanıklık ediyoruz. Sadece evde değil; iş yerinde, okulda, ilişkilerinde ya da bir toplu taşıma aracında, kısacası hayatın her alanında kadınların maruz kaldığı o bitmek bilmeyen huzursuzluk ve güvensizlik hissi, kitabı okuyan her kadının kendinden bir parça bulmasını kaçınılmaz kılıyor. İlgin'de de olduğu gibi; toplumun ve çevremizdekilerin bizden beklediği o bitmek bilmeyen "dimdik ayakta durma" performansı, bir noktadan sonra ruhun taşıyamayacağı kadar ağır bir zırha dönüşüyor; sanki her kırılmada, her yorgunlukta mola verme hakkımız yokmuş gibi, sürekli bir dayanma ve her şeye rağmen yola devam etme zorunluluğuyla kuşatılıyoruz. Yorulmanın bir zayıflık, durup dinlenmenin bir yenilgi gibi pazarlandığı bu düzende; bazen düşmenin, dizlerinin üzerine çöküp sessizce beklemenin de yolun bir parçası olduğunu unutuyoruz. İlgin'in yolculuğunu okurken, kendini
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
Vehim: Görünmeyen Yaraların Romanı
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Vehim, yalnızca bir hikâye anlatmıyor. Görmezden gelinen, susturulan, üstü örtülen duyguların iç yüzünü aralıyor. Bu romanda şiddet yalnızca fiziksel değil; kelimelerde, susuşlarda, bakışlarda saklı. Bir kadının zihninde büyüyen korkunun, toplumun sessizliğiyle nasıl bir “vehim”e dönüştüğünü izliyoruz. Vehim, okuru rahat bırakmak için yazılmadı. Bazı sayfaları ağır, bazı cümleleri sarsıcı. Çünkü gerçek de öyle. Bu kitap; Kadına yönelik şiddeti, öfkeyi ve psikolojik kırılmayı romantize etmeden, süslemeden anlatma cesareti taşıyor. Okurken bir yerde mutlaka kendinizi, bir tanıdığınızı ya da haber bültenlerinden aşina olduğunuz bir yüzü hatırlayacaksınız. Vehim bir kurgu. Ama maalesef çok tanıdık.
VehimPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 20268 okunma
Reklam